Gün Evinizde Başlar Hüzün Sarısı'nda Devam Eder...
güzellik blogları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
güzellik blogları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

NYX Soft Matte Lip Cream Stockholm




Merhaba
 Blogun bugünkü ürünü NYX Soft Matte Lip Cream Stockholm. Bu rujlar hakkında yazılanlar çizilenler çok fazla. Ben de Stockholm rengi ile konuk olayım size dedim.


nyx-soft-matte-lip-cream-stockholm

Bu serinin bana göre en ilginç özelliği, renkler isimlerini şehir isimlerinden almış. Sitesini incelediğinizde bir çok tanıdık şehir adı var. Bizim ülkemizden de "ah canım İstanbul":))
Şimdi geçelim ürünün diğer özelliklerine. İsminden de anlayacağınız gibi mat yumuşak dudak kremi diyor. Kremsi yapıda olduğu, mat olduğu hoş kokulu olduğu belirtilmiş. Öyle aman aman bir vaat yok baktığınızda.
8 ml olan NYX soft matte lip cream sünger bir aplikatöre sahip. Ürün aplikatöre ölçülü geliyor, öyle akışkan bir kıvamı yok. Yani bazı likit rujlarda olduğu gibi bir kısmını ambalajın ağız kısmına sürerek dengelemek zorunda kalmıyoruz.
Uygulamadan bir süre sonra kuruyor, sabitleniyor. Bir dakika kadar sonra ise dudağınızda bir dudak ürünü olduğunu unutuyorsunuz, 
Bahsettiğim gibi kalıcılık iddiası yok ama umduğumdan kalıcı. Birkaç saat hiç bozulmadan kalıyor bende. Öyle çay kahve içmekle de çıkmıyor. Ancak yemek yerseniz hafif tazelemek gerekiyor. Ama öyle bölük pörçük silinmediği için ve bu renk çok doğal bir renk olduğu için tazelemeseniz de günü kurtarır, net. 



Hafif ve hoş bir kokusu var, bendeki rengi yukarıda da söylediğim gibi Stockholm. Çok doğal hafif kahvelik, altlarda pembelik içeren bir nude.
Swatch olarak aşağıda paylaştım sizinle. Ve sanıyorum ki tam duruş bu. Rengi çok sevdim hatta fazla sevdim. Bu yaz muhtemelen sıkça kullanılacak olan hatta yenisi alınacak olan renkli kozmetik ürünlerinden biri. 




Son zamanların favori tabiri no mekeup makeup, yani makyaj yokmuş gibi makyajda kullanılabilecek ürünlerden ki benim günlük makyajım birebir o şekildedir. Mesela ofise giderken yakın arkadaşlarıma giderken, günlük gezilerde makyajım o şekildedir. Dolayısı ile NYX Soft Matte Lip Cream Stockholm renk ve özellikleri sebebi ile bu yazın favorileri arasına girdi bile. 
Copenhagen rengi ve Monte Carlo renkleri de listeye alındı zaten, mutlaka bakmalıyım. 
Yeni bir yazıda görüşmek üzere.
Sevgiler


Devamını Oku

Kalyon Tırnak Ve Tırnak Eti Peelingi


tirnak-ve-tirnak-eti-peelingi

Merhaba

Yine bir tırnak ürünü ile buradayım. Kalyon Tırnak Ve Tırnak Eti Peelingi Bu ürün tırnak ve tırnak eti bakım yağı diye de anılıyor ama bildiğiniz peeling. İşin açığı daha önce hiç tırnak ve tırnak eti peelingi kullanmadım, yani tırnaklarım için uyguladığım peelingler bu isimde değildi. El ve tırnak peelingi adında ürünler kullandım.

Bir Watsons alışverişimde dikkatimi çekti ve aldım. O günden beri de kullanıyorum. İsterseniz önce vaatleri neler onları aynen aktarayım size.

Tırnak ve tırnak etlerini nemlendirir.  Peeling etkisi oluşturur. Tırnak kenarlarındaki ölü deriyi nazikçe temizler. Tırnak üzerinde sarı lekelerin oluşmasını engeller ve pütürlü yapıyı yok eder. Tırnak ve tırnak eti peelingi bambu ve Hindistan cevizi özleri içerir.  Tırnağı güçlendirir ve kolay kırılmasını engeller.  Fırçası kolay bir sürüm imkânı sağlamak için özel olarak tasarlanmıştır. Düzenli kullanımda etkisi daha net bir biçimde gözlenir.


Kullanım önerisi olarak banyo sonrası yumuşayan tırnak etlerine uygulanması gerektiği belirtilmiş.

Hemen bakalım Kalyon Tırnak ve Tırnak Eti Peelingi yorumlarıma.

kalyon-tirnak-ve-tirnak-eti-peelingi


Şeffaf bir şişede, oje formunda bir ürün bu. Fırçası böyle bir ürüne göre ince. Fotoğraflarda gördüğünüz gibi bambu parçacıkları gayet belirgin. Uzun vadede gerçekleşebilme ihtimali olan vaatlerini şimdilik atlıyorum. Sanıyorum ki 3-4 tane kullanmak lazım düzenli olarak. Onun dışındaki vaatlerine bakalım bu tırnak ve tırnak eti peelinginin.

Ben banyo sonrasında da kullandım, diğer zamanlarda da. Fırçaya gelen ürünü sıra ile tırnaklarıma ve etlerime sürdüm. Sonra masaj hareketleri ile tırnak ve tırnak etlerime uyguladım. Bir iki dakika kadar bekledim. Ürünün içinde hindistan cevizi özü var bu arada ve yapısı yağ şeklinde. Bu üründe en sevdiğim manikür süremi uzatması oldu açık ve net. Haftada iki defa kullandım, kullanmaya devam ediyorum. Tırnak yüzeyindeki pütürlü yapıyı yok etmesi durumunu tam olarak yaşamadım ancak ürünü kullandıktan sonra tırnakların daha bir sağlıklı göründüğü kesin.

kalyon-tirnak-peelingi

Dediğim gibi eğer tırnak etlerinizi aldırıyorsanız bu süreyi uzatmak için kullanabilirsiniz. Aldırmıyorsanız, yani buna hiç alıştırmadıysanız tırnak etlerinizi ile itmek ve düzgün görünmesini sağlamak için kullanabilirsiniz.
Ayrıca oje sürmediğiniz günlerde tırnaklarınızın daha sağlıklı görünmesi için de kullanabilirsiniz. Ben çok uzun yıllardır oje kullandığım için tırnaklarımın rengi yazık ki ojesiz kullanmaya müsait değil o bakımdan bunu yapamadım ama bir tık sağlıklı göründüğünü gördüm bu ürünle.

Kalyon Tırnak Ve Tırnak Eti Peelingi bundan sonra da kullanacağım bir ürün. Fiyatı ise sanırım 8 lira civarı.

Yeni bir yazıda tekrar görüşmek üzere.
Sevgiler
Devamını Oku

Pastel Mat Metalik Oje

pastel-matte-metallic-oje


Merhaba

Yine bir tırnak ürünü ile buradayım. Anlatacağım ürün Pastel Mat Metalik Oje. Malum metalikler ve mat metalikler renkli kozmetikte tüketici tarafından oldukça sevildi. Bizler de mümkün olduğunca merak ettiklerimizi alıp deniyoruz ve sonucu sizlerle paylaşıyoruz.

İşte Pastel Mat Metalik Oje de bunlardan biri. Bu seriyi yeni kullanmaya başladım ilk rengim ise 501 Pink Rose oldu. Adına bakmayın çok fazla öyleymiş gibi görünmüyor. Ancak uygulama bitip, kuruduktan sonra yansımalarda o pembeliği görüyorsunuz.


Şişesi ve fırçası bildiğimiz klasik Pastel oje. Serinin isminden de anladığınız gibi hem mat hem mat hem metalik. Uygulanması gayet basit, sorunsuz. Ojenin tanıtım yazısında 'yoğun örtücü ve tek dokunuşla' şeklinde bir ifade var. Bu oje için birebir katılıyorum. Tek kat yeterli bana göre ama ben fotoğraflarda gördüğünüz uygulamayı iki kat olarak yaptım. Serinin diğer renklerini denedikçe bu yazıyı güncelleyip fotoğraflar ekleyeceğim. Onların performanslarına da birlikte bakacağız. 

Pastel Matte Metallic oje ilk uygulamada dokulu gibi görünse de kuruduğunda böyle bir durum olmadığını görüyoruz. Kuruma hızı umduğumdan iyi bu arada. Tırnaklarımda iki gün boyunca kaldı üçüncü gün uçlardan hafif soyulma başladı. Aseton ile temizlerken de herhangi bir sorun yaşamadım.

pastel-mat-metalik-oje


Fotoğrafta ne kadar gösterebildim metal yansımaları ve matlığın tam oluşunu bilemiyorum ama ben bu duruşa bayıldım. Belki bunu veya serinin başka bir rengini video ile instagram hesabımda gösterebilirim size.

pastel-mat-metalik-ojeler


Dediğim gibi Pastel Mat Metalik oje serisinin diğer renklerini denedikçe bu yazıya ekleyeceğimden, daha fazla uzatmadan en samimisinden 'sevgiler' diyerek yazımı şimdilik sonlandırayım.
Not: Ben bu ojeye bayıldım!
Devamını Oku

Clinique Repairwear Laser Focus All Smooth Fondöten



Merhaba

Clinique Repairwear Laser Focus All Smooth Fondöten hakkında konuşmak için buradayım. Düşününce aslında benim tam bir fondöten insanı olduğum sonucuna varıyorum ancak bazen o kadar yoruyor, o kadar ağır geliyor ki... Bu sebeple bir süredir farklı bb kremler denemeye başladım. Blogger arkadaşım Blogluyorum Gökçe'nin blogunda Clinique Repairwear Laser Focus All Smooth Fondöten yazısına denk geldim. Kendisi ile konuştuktan sonra da almaya karar verdim.

Ürün anlatıldığı kadarı ile tam aradığım gibiydi. Şimdi biraz bu fondöteni tanıyalım sonra ben deneyimimi anlatayım.


Clinique Repairwear Laser Focus All Smooth Fondöten 30 ml cam şişede. Ancak yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz gibi uygulama için pompa, aplikatör gibi herhangi bir aparata sahip değil. Burada sizin refleksleriniz önemli :D Yani böyle bir marka bunu neden atlar bilemedim ama vardır bir sebebi Clinique kadar bilecek değiliz di mi?  Bendeki rengi shade 3. Aslına bakarsanız bu bana koyu gelir diye düşünmüştüm. Klasik blooger cümlesi "bana bir tık koyu geldi" demeyeyim diye biraz tedirgin oldum ancak Gökçe benden açık tenli, ona bile uygun olduysa dedim ve bunu seçtim. Pişman da olmadım. Vaatlerinde ise UV hasarı giderici olduğu belirtilmiş. Kırışık ve çizgi görünümünü azalttığı, yaşlanma belirtilerini ortadan kaldırıldığı söylenmiş. Cildin dış etkenlere karşı savunmasını güçlendirdiği ve pürüzsüzleştirdiği de vaatler arasında. SPF 15 olduğunu da atlamayalım. 

Bu fondöten ince yapılı ve oldukça akışkan. Fırça, sünger ve ellerimle kullandım, en iyi sonucu süngerle aldım. en kötü sonucu da fırça ile. Aslında ince yapıdaki fondötenler fırça ile daha iyi sonuç verir. İnce bir kat uyguladıktan sonra kapatıcılığı arttırmak amaçlı bir kat daha uyguladığım oldu. Mat fondöten sevenler için çok uygun bir ürün olduğunu söyleyemeyeceğim, nemli bir bitişi  var. Kapatıcılığı bana göre ortanın biraz altında. 


Uzun vade kullanımda kırışıklık ve çizgilerde ne gibi bir iyileştirme yapar onu bilemem ama bende etkileri şöyle oldu. Yüzümde ağırlık hissetmedim, iki tur tabir ettiğim iki defa üzerinden geçme durumunda bana ancak yeterli geldi. İşin aslı fondöten ile kapatılması gereken önemli bir sorun yok cildimde ama yine de renk eşitliği ve tek renk zemin için bir miktar kapatıcılık bekliyorum ve bu sebeple iki defa uyguladım üst üste. Cildimde herhangi bir irritasyona sebep olmadı. Cildi sağlıklı gösteriyor olması en güzel yanı oldu benim için.

Fiyat performans olarak değerlendirmemi isterseniz, biraz düşünmem lazım. Marka sevdiğim ve güvendiğim bir marka ama bilemedim bir daha alır mıyım? Şöyle söyleyeyim; içerik sizin için her şeyden önce geliyorsa ki bir çok fondötene göre içerik iyi, nemli bitişi seviyorsanız, fazla kapatıcılık aramıyorsanız fiyatı da önemli değilse elbette size göre bir ürün bu. 

İçeriğini altta paylaşıyorum. Yeni bir yazıda görüşmek üzere.
Sevgiler




Devamını Oku

Miniso Ojeler / Purple-Green


miniso-oje



Merhaba

Bugün Miniso ojelerin iki farklı renginden bahsetmek istedim. Miniso mağazaları çok fazla olmadığından bugüne kadar bir türlü alamamıştım. Aslına bakarsanız Kanyon mesafe olarak bana en yakın ama çok ters tarafta kalıyor, fırsat kolluyorken Vialand'a gittim ki dünyanın yolu. Miniso'yu orada görünce paldır küldür girdim içeri ve direkt ojeler neT75TRrede diye dolanmaya başladım.  Bulduğumda da hemen purple ve green renklerini aldım. Şimdi size bu iki renkten bahsedeceğim.

Önce ortak özelliklerine bakalım. Mesela şişeler! Sizce de çok sevimli değiller mi? Pembe kapakları  onları farklı ve sevimli yapan. İlk gördüğümde acaba kavrama sorunu olur mu oje sürerken dedim ama hiç öyle olmadı. Parmaklarınız arasında evirip çevirince kavrayabileceğiniz noktayı bulup, uygulamayı gayet rahat yapabiliyorsunuz. Fırçaları da kolay sürüme uygun, sorunsuz. Şimdi bağımsız özelliklere geçelim.

Miniso Oje Purple

miniso-oje

Adı mor olsa da tam bir mor değil aslında bana göre . Pembe lila mor karışımı bir renk. İçinde pırıltı simdem kaynaklı değil sim yok bol ışıltı var ojede. Kuruma hızı fena değil, uzun sürede kuruma bekledim aslında ama öyle olmadı. İnce yapılı bir oje. Tırnaklarımda iki kat uygulanmış halini görüyorsunuz, baz yok. Bana göre iki kat değil de üç kat daha bir rengi belli edecekmiş gibi geldi. Kalıcılığına gelince de bozulmadan iki gün kaldı tırnaklarımda. Temizleme işlemi zor olmadı, kolayca arındı tırnaklardan.


Miniso Oje Green

miniso-oje

Koyu kıvamlı bir oje green. Gördüğünüz gibi su yeşili.  Öyle tek kat iki kat filan yazık ki olmuyor. 3 katta ancak biraz toparlandı gördüğünüz gibi. Yağlı boyaları bilir misiniz? Hani eskiden kapı pencere boyanan yağlı boyalar. Onun gibi bir yapısı var, tırnak etlerine bulaştığında öyle asetonla, temizleme kalemleri ile alıp, basitçe düzeltmeniz mümkün değil dağılıyor. Kalıcılığı da kat kat sürüldüğü için fazla olmadı. Ertesi sabah tırnak uçlarından soyulma usulü ile gitmeye başladı. Temizleme işlemi de yine zor olmadı. Rengini çok çok sevdiğim ama beni zorlayan ojelerden biri oldu.

Miniso ojeler yine Miniso mağazalarında satılıyor arkadaşlar. Farklı renkleri de var tabi. Ben yine farklı renklerinden alacağım yolum düşerse. Özellikle Miniso Soyulan Oje ilgimi çekiyor. Bu arada yukarıda anlattığım ojelerin fiyatı 5.25 lira.
Yeni bir yazıda görüşmek üzere.
Sevgiler


miniso-magazalari










Devamını Oku

Cecile Metallic Eyeshadow

cecile-metalik-tekli-farlar


Merhaba

Renkli kozmetik ürünlerinde son zamanlarda sıkça karşılaştığımız metalik furyası oldukça benimsendi makyaj severler tarafından. İşte böyle ürünlerden Cecile Metallic Eyeshadow bugün blogun konuğu. Cecile metalik  farlardan bahsedeceğiz.

Hemen burada Cecile Kozmetik hakkında bir bilgi vereyim; markaya beni yaklaştıran ilk özelliği %100 bir Türk markası olması. İzmir kökenli bir marka. Online satışları yoğun, ancak kendi mağazalarını da açmaya başladılar. Mesela İstanbul'da iki satış noktaları var. Elbette bir çok kozmetik mağazasında da Cecile ürünlerine rastlamak mümkün. Tabi bir çok kozmetik mağazasında da markanın ürünlerinden temin edebiliriz. Benim kullanıp yazdığım marka ürünleri için blogun arama bölümüne Cecile yazmanız yeterli.



Şimdi geçelim Cecile metalik farlara.  Bendeki renkleri ME04 ve ME01 aşağıda swatchları görüyorsunuz. Daha altta da  ME04 renginin kardeşimin gözlerinde uygulanmış halini görüyorsunuz. Malum benim gözlerim hala tam olarak düzelmediğinden göz zevkinizi bozmak istemedim. Kardeşimin gözlerinde göstermek istedim. Bu arada göz kapaklarında baz yok. Ten rengi bir toz far ile zemin yaptım ardından Cecile metalik farı uyguladım göz kapağında. Katlanma bölgesini de iyice dağıttım.

cecile-metallic-eyeshadow

cecile-metalik-farlar

Cecile Metallic Eyeshadow sağlam görünen şeffaf kapaklı bir ambalajda. Toz far olmasına rağmen kremsi bir yapısı var ve yumuşacık. Evet biraz tozutuyor ama diğer güzel özellikleri bunu görmezden gelmemize sebep olabilir.  Hatta ben ilk dokunduğumda yapısını görünce tozutmaz demiştim, öyle değilmiş. Cecile metalik far yine yapısı gereği parmaklarımızla uygulama yapmaya da müsait, fırça kullanmayı sevmeyenler var, bunu bildiğim için özellikle vurgulamak istedim. Metalik yansımalar makyajı tamamladıktan ve farı dağıttıktan sonra kolumda gördüğünüz kadar kalmıyor. Ama bu da tercih meselesi tabi. Benim kadar dağıtmazsanız blok haline tampon hareketlerle uygulamak için de oldukça uygun. Kalıcılığı da gayet iyi ve bu anlamda en güzel tarafı gün içinde, ilerleyen saatlerde parçalanmıyor.  Yavaş yavaş siliniyor. 

Cecile'in sitesinde bu farların  altı ayrı rengi var ve şu an %50 indirimde bilginiz olsun. Sadece Cecile Metallic Eyeshadow değil tüm ürünlerde bu indirim var.
Bu yazıya Google aracılığılığı ile geldiyseniz anlık paylaşımlarım için beni instagram huzunsarisiblog hesabımdan da takip edebilirsiniz.

Yeni bir yazıda görüşmek üzere.
Sevgiler

cecile-eyeshadow

Devamını Oku

L'rouge Deo Spray

lrouge-deo-sprey


Yeniden Merhaba

En sonunda yaz geldi ve pir geldi. Yaz gelsin diye isyanlar edenlerin bir çoğu pişman ama ben her şeye rağmen razıyım, kış sevmiyorum. Yaz mevsiminin korkunç hallerinden biri de ter kokusu. Bir de benim gibi kokuları aşırı alıyorsanız, yaz bu anlamda kabus olur. Kendini bilen ve ter kokusu önleyici önerileri takip edenler için L'rouge Deo Spray bugünün ürünü.

Size tüm samimiyetimle söylüyorum; ter kokusu yüzünden bir gün minibüste yarı baygınlık geçirdim, pazarda da başım döndü sendeledim. Bir de o kadar eminler ki kendilerinden bu saygısız insanlar, kollarını kaldırmaktan hiç çekinmiyorlar. Bazı insanların teri fazla kokar bu onların suçu değil ama dikkatsiz davranmaları tamamen onların suçu.

Neyse ben öfkemi buralara döküp atarlanmadan ürüne geçeyim:)


50 ml spray formunda bir koltuk altı ürünü L'rouge Deo. Amacı terlemeyi önlemek değil, ter kokusunu önlemek. 
Aliminyum içermiyor, paraben ve türevlerini içermiyor. Boya,gaz ve hayvansal katkı da içermiyor. Biotin ve çeşitli bitki özleri içeriyor. Ürün koltuk altında kullanılıyor ve biotin içeriyor. Aslında B grubu vitaminlerinden Biotin, ancak daha ağırlıklı saç, kirpik tırnak bakımında kullandığımız bir içeriğin koltuk altında kullanılması uzun vadede neler yaşatır bilemedim. Anladınız sanıyorum anlatmak istediğimi:)

Ürünü kullandığım süre boyunca ter kokusu hiç olmadı, gayet başarılı bu konuda. Fazla fazla terlediğimde bile böyle bir şey olmadı. Havuza denize girmekle, duş almakla etkisi geçmez demişler sitelerinde. Bunları da denedim bu konuda da kesinlikle doğru yazılanlar. Bu arada L'rouge Deo Spray fiyatı 30 lira civarı

Kullanım önerisi olarak temizlenmiş kol altına 20 cm mesafeden püskürtmek yeterli.
Bu ürün aynı özelliklerle roll on veya stick şeklinde olsaydı çok daha fazla sevecektim sanırım. Sıkarken ağzıma burnuma gelmesi genzime kaçması canımı sıktı. Yüzümü ne kadar geri çevirsem de kaçmak mümkün olmadı:) Bunun dışında çok başarılı bulduğum ter kokusunu önleyici ürünlerden biri oldu L'rouge Deo Spray.

Yeni bir yazıda görüşmek üzere.
Sevgiler






Devamını Oku

Sleek CC Cream

sleek-cc-krem

Merhaba

Başarılı bir ten ürünü ile birlikte selamlıyorum bugün sizi. Sleek CC Cream. bu yılın başlarında almıştım ancak yaz başladığından bu yana deneyimlemeye başladım.
Yazın ağır makyaj yapamıyorum, aslında bu bana has bir durum değil, bir çok kadın mümkün olduğunca hafif makyaj tercih ediyor. Hatta mümkün olsa sıfır makyaj:)
Neyse efendim durum böyle olunca yaz mevsiminde ilk yaptığım BB kremlere geçmek oluyor ve tabi artık CC kremlere.
Sleek CC ise favorilerim arasına girdi bile. Nedenini de anlatacağım. 
Önce özellikle ve vaatlerinden bahsedeyim.  
Ürün kalın plastik, yassı bir ambalajda, 25 ml. İçeriğindeki, serbest radikallerin neden olduğu hasara karşı cildi korumaya yardımcı olan C vitamini, kırışıklıkları, ince çizgileri azaltır ve cildin elastikiyetini geliştirirmiş. Nemlendirici etkisi varmış ve orta kapatıcılığa sahipmiş. İçindeki spf ise 29.

4 ayrı rengi var. Fair, light, medium ve lark. Bendeki renk light. Yalnız renkler arasında ciddi ton farklılıkları var. Ve renkler koyu görünse de uygulandığında açılıyor, yani mutlaka almak istediğinizde deneyim. Mesela ben buğday tenli olmama rağmen gördüğümde koyu geldi ancak küçük bir uygulama yapınca doğru renk olduğunu fark ettim. Alıntı bir fotoğrafla tüm renkleri yazının sonunda paylaşacağım.


Şimdi geçelim performansına. Sleek CC Cream'in Kapatıcılığı ortanın altında. Mat ancak öyle kurutan pul pul olan ten ürünlerinden değil ki biliyorsunuz benim cildim kuru. Cildinizde kapatılması gereken bölümler varsa bunun için ayrı bir kapatıcı kullanmanız gerekecek. Ancak ciltteki renk tonu eşitlemesi, bir makyaj bazı olarak oldukça başarılı. Ağırlık yapmamasını, cildin nefes aldığını hissettirmesini de sevdim. Gün boyu kaldığı vaatler arasındaydı, bu da doğru. Yani 8 saat kullandım en fazla, bu benim için yeterli.
Sevmediğim tek özelliği ise boyut-fiyat değerlendirmesinde oldu. Ben ilk aldığımı 40-45 lira gibi bir rakama almıştım, indirimliydi. İki gün önce bir tane kendime bir tane de sizlerden biri için aldığımda indirim yoktu 54 liraydı rakam. (Bugün/yarın instagramda çekiliş başlayacak).
Eğer Sleek CC Cream fiyatı size çok yüksek gelmediyse bir CC krem olarak oldukça başarılı olduğunu söyleyebilirim. 
Deneyen var mı? Sizler performansını nasıl buldunuz?
Yeni bir yazıda görüşmek üzere.
Sevgiler

Bu fotoğraf alıntı


Devamını Oku

Yeşil Saç Kullanmaya Nasıl Karar Verdim?

clemency-sac-boyasi-05

Merhaba

Alışkanlıklarını sabit tutan ben, saç konusunda aynı istikrarı gösteremeyen yine ben:) Yeşil saçlarımla karşınızdayım. Biraz olayın gelişiminden biraz da Clemency Saç Boyası'ndan bahsedeceğim size.

Efendim şöyle oldu olay. Bundan bir kaç ay önce düzenlemiş olduğum bir organizasyonda  konu saçlardı. Çok beğenerek yıllardır takip ettiğim olağanüstü insan Ayşenur Yazıcı bana yeşil saç boyası önermişti. Bilgi ve birikiminden emin olduğum biri böyle bir öneride bulunursa aklımın bir köşesine yazarım. 
Tabi yaklaşık 7 yıldır siyah ve kahverengi saç tonları kullanan biri için bu ani değişime karar vermek kolay değil. Bu arada daha önce, çok uzun zaman kırmızı balyaj kullandığım için garip bakan, soru soran insanlara da alışığım. Yani onlar her yerde:)
Bir ay önce saçlarıma ombre, röfle arası bişey yaptırmıştım aşağıdaki fotoğrafta var. İşin açığı hoşuma da gitti ancak bir gün şöyle bir durum oldu. Markette kasa kuyruğundayım, benden önce de birkaç kişi var. Bunların içinden iki kadının saçı benimle aynı, boyları dahil, şaka gibi. Hiç sevmem futbol takımı gibi veya fabrikasyon görünmeyi ve görünenleri oldum olası. Çocukken kuzenimle beni aynı giydirirlerdi, üzerime bişey döküp çıkarmalarını sağlardım. Zaten çok sevdiğim kırmızı balyajdan vazgeçmemin sebebi de artık herkesin kullanmaya başlaması olmuştu. 
Hemen Ceylan'a telefon açtım ben yeşil saç istiyorum kendim yapabilirim dedim. Bu arada Ceylan işin gerçekten uzmanı bir kuaför. Bana nasıl yapacağımı anlattı. Hemen gittim boyamı aldım. Ve aşağıda gördüğünüz rengi aldı saç. Peki sevdim mi? İnanılmaz içime sindi. Sanıyorum uzun süre devam ederim bu şekilde kullanmaya saçlarımı. Yani en azından baktığım her yerde yeşil saç rengi görmeye başlayana kadar:)


Clemency Saç Boyası ile boyadım dediğim gibi, biraz da bu boyadan bahsedeyim. İlk defa duyup hakkında tek yazı okumadan aldığım bir boya aslında. Tüm sürprizlere hazırladım kendimi. Ama umduğumun çok üzerinde çıktı açık ve net. 
Alışık olmadığımız bir kokusu var, hoş bir koku. Saçlarımda açıcı olduğu halde sertleştirme, o hep bahsettiğim haşır huşur dokunuş olmadı. Matlık olmadı, keşke daha önce tanışsaymışım. Bu yazıyı hazırlamadan önce biraz baktım içeriğinin temiz olduğundan bahsedilmiş bir kaç yerde. Temiz deniliyor ama amonyak var, kokusu yok:) En alta içeriği de ekliyorum.

Arkadaşlar kısaca hem renk değişikliğinden hem de kullandığım boyadan çok memnun kaldım. Bu rengi makyajsız da kullanabiliyorum asla solgun göstermiyor. 
Clemency Saç Boyası fiyat soranlar olacaktır. Bir kozmetik mağazasından 10 liraya aldım, 60 ml. Bahsettiğim mağaza çok bilindik bir yer değil. Bu boya nerelerde satılıyor tam olarak bilmiyorum ama online satışlar da gördüm üstelik daha uygun fiyata.

Yeni bir yazıda görüşmek üzere.
Sevgiler 

 clemency saç boyası içeriği



Devamını Oku

HC Doping Yoğun Bakım Serumu

hc-doping
Merhaba 
Başarılı bir üründen bahsetmek için buradayım bugün. Hc Doping Yoğun Bakım Serumu size anlatacağım ürün. İşin aslı ürünü kullanan ben değilim ama kullanımın ilk gününden beri takipteyim. Önce ürünü biraz anlatayım size, ardından da deneyim sonucu gelsin. 

100 ml olan ürün lastik püskürtmeli bir ambalajda. Ürünün ağız kısmı ince ve uzun, boru şeklinde. Sanırım saçların arasında kullanım kolaylığı açısından düşünülmüş. Kokusu çok hoş ve bir kaç saat saçta kalıyor. Vaatleri arasında saç ve saç köklerine doğrudan nüfus ettiği, saçın daha iyi beslenip canlanmasını sağladığı ve yeni saç oluşumunu tetiklediği belirtilmiş. Her yaşa uygun olduğu ayrıca hem kadınların hem erkeklerin kullanabileceği de söylenmiş.
Kullanım önerisi ise şöyle, ürünü saç derisini ıslatacak şekilde püskürtüyoruz, parmaklarımızla masaj yapıyoruz. En az 4-6 saat kadar saçımızda kalıyor. Daha fazla da kalabilir. 


Şimdi geçelim deneyim hikayemize. 
Genç takipçim Barış Özkul (aslında önceden takipçimdi, şimdi kardeşim gibi) bir mesaj gönderdi bana. Sakallarında yer yer boşlukları olduğunu bununla ilgili bir ürün önerip öneremeyeceğimi sordu. Ben de saçlarda HC Doping'in hünerini duyduğumu, aldığımı ancak henüz deneyimlemediğimi söyledim. O zaman ben alıp deneyeyim dedi, saçlarında da boşluklar olduğunu söyledi. Kendisine ürünü satın alabileceği linki gönderdim, saçlarının şimdiki halini fotoğraflamasını rica ettim. 

Barış HC Doping'i aldı, denemeye başladı ancak 1 hafta sonra bir ameliyat geçirip düzenli kullanıma ara verdi. Toparlandıktan sonra biraz saçına biraz sakalına ürünü uygulamaya devam etti. Ve fotoğraflarda gördüğünüz mutlu son:) 

Sakallarda sarı olan tüyler, artık normal sakal şekline dönüşmüştü, saçlarda ise boşluklar kapanmış, deri yeni saç üretimine başlamıştı. Fotoğraflarla birlikte teşekkür mesajını aldığımda çok sevindim; Barış gibi genç idealist insanların en verimli zamanlarını görsel kaygılara ayırmalarını istemiyorum ve bunun çözümüne vesile oluşum beni ayrıca sevindirdi. 

Hemen Barış'ın bir iki cümlesini de aktarayım size "ürün başka ürünler gibi sihir vaat etmiyor, yani sür 10 dakika sonra yıka denilmiyor. En az 6 saat kalması öneriliyor, durulama şartı da yok. Ameliyatım sebebi ile çok düzenli de kullanamadım ama sonuç beni mutlu etti. Kardeşim için de sipariş vereceğim, arkadaşlarıma da bahsettim zaten" 

Bu görüşme sonrası marka yetkililerini arayıp, durumu izah edip detay rica ettim. Öyle ya bu ürün her saçı çıkmayanın saçını, sakalını yeniden çıkarır mı? Eğer saç derisi tamamen kapanmadı ise gözenekler var ise etkisini görmenin ve sonuç almanın mümkün olduğunu öğrendim. Bu da demek oluyor ki saçlar dökülmeye başladığında Doping kullanmaya başlamak isabetli bir hamle olacak. Saçlar dökülmüş aradan çok yıllar geçmişse sanırım Barış kadar iyi sonuç almak mümkün olmayacak. 

Sizlerle fotoğrafları paylaşmak istiyorum. Bu arada lütfen fotoğraflar blog dışına çıkmasın. Özellikle başka markalar kendi ürünleri için öncesi sonrası yapmak amacı ile benzer fotoğrafları arsızca alıp kullanıyorlar. Böyle bir durum gerçekleşirse bizler de kanuni haklarımızı kullanırız, belirtmek istedim.
Fotoğrafların alınması kesinlikle yasaktır
!

Fotoğrafların alınması kesinlikle yasaktır!

Bu arada HC Doping ambalaj değiştirmiş onun da fotoğrafını sitesinden aldım sizinle aşağıda paylaşıyorum. Ürünü incelemek isterseniz tam burayı tıklayabilirsiniz. 
Yeni bir yazıda görüşmek üzere.
Sevgiler


Devamını Oku

Sheida Loose Eye Shadow (Toz Far)

sheida-loose-eye-shadow-toz-far

Merhaba
Mutlu bir hafta diliyorum herkese. 
Haftanın ilk ürünü Sheida Loose Eye Shadow. Yazının bu noktasından sonra Sheida Toz Far olarak bahsedeceğim.
Bir süredir deneyimlediğim bu toz farların bendeki renkleri Grey ve Black. Hemen ürünü tanıtıp, vaatlerinden bahsedip deneyim sonucuna geçeyim. 
Ambalajı alıştıklarımızın dışında bir toz far bu. En azından ben şimdiye kadar kullanmadım böyle bir tasarım. Oje şişesini andıran 3.5 ml boyutunda mineral bir far. Cildi kurutmadığı, koruyucu mineral pudra içerdiği belirtilmiş. Cilde mükemmel bir şekilde oturduğu ve eşit bir şekilde dağıldığı da vaatler arasında. 
Aşağıdaki fotoğraflarda gördüğünüz gibi aplikatörü kesik uçlu ve kolay kullanılabilir durumda.



Sheida Toz Far fazla coşmayan toz farlardan. Ve ışıl ışıl bir far. Grı renkli olan bol ışıltı içerirken siyah renkli olan ise bol simli. Ayrıca bana kalırsa bendeki bu iki renk iddialı makyajlarda size çok şey kazandırır veya kaybettirir:)
Ürünün kendi aplikatörü uygulama yapmak için yeterince uygun ama göz makyajında renk oyunlarını sevenler için farklı renklerle kombin veya dağıtma aşamasında kendi fırçalarınızdan yardım alabilirsiniz. Söyledikleri gibi kendi fırçası ürünü eşit olarak dağıtmaya yeterli. Yalnız siyah farla ilgili bir notum olacak. Alt kirpik diplerine uygulandığında sonuç muhteşem ancak ilerleyen saatlerde dökülme yapıyor. Göz kapağındaki farda ise bunu yaşamadım. Sadece uygulamanın başında, far henüz oturmadan minik dökülmeler oluyor bu sebeple bu farı kullandığınız zaman ten makyajından önce göz makyajınızı yapmanızı öneririm.
Gri toz far farklı renklerle günlük makyajda kullanılabilinir ancak siyah renk bana göre sadece gece makyajlarının, özel makyajların farı.
Aşağıdaki fotoğrafta renklerin bazsız halini görüyorsunuz, yani oldukça pigmentli ve sanırım mineral olmasından dokuları da oldukça hoş ve farklı. Kalıcılıkları da hafife alınmayacak kadar iyi. Baz ile uygulandığında tahmin ettiğiniz gibi sonuç her anlamda daha iyi.
Özellikle siyah toz fara bayıldım ben, itiraf edeyim.

Sheida toz farın daha başka renkleri de var. Mor gibi, yeşil gibi mavi gibi. Hatta koyu siyah koyu gri de var. Sheida ürünleri kendi sitesinde olduğu gibi ayrıca Gratis, Watsons gibi kozmetik mağazalarında mevcut. Ürünün kendi sitesinde satış fiyatı (bazı renklerinde) %50 indirimle 9.75. Kozmetik mağazalarında indirim günlerini de takip etmenizi öneririm.
Yeni bir yazıda görüşmek üzere.
Sevgiler
Devamını Oku

Bio Nesia Argan ve Zeytin Yağlı El ve Vücut Losyonu

Merhaba

Sizlere bugün  bir süredir kullandığım bir ürünü anlatmaya çalışacağım. Bio Nesia Argan ve Zeytin Yağlı El ve Vücut Losyonu Önce ürünün içeriğinden bahsedeyim istersiniz;
Ürün %100 Argan Yağı ve Zeytinyağı içeriyor ancak su bazlı bir losyon ve bu sebeple kullandıktan sonra yağlı hissi yaşatmıyor. Bu çok güzel. ph değeri 5.5
Kutu üzerinde önerilen, günlük olarak el ve vücuda kullanılması, özellikle banyodan sonra.Ayrıca etkisi ve özellikleri bölümünde, cilt yapısını güçlendirdiği uzun süre nemli kalmasını sağladığı ve cilde doğal bakım yaptığı da anlatılıyor.

Gelelim Bio Nesia için benim deneyimime. Kıvamı için çok iyi diyebilirim. Kullanırken zorlamayacak kadar akışkan ama sizin kontrol edebileceğiniz kadar doğru bir kıvamı var. Fotoğrafladım.


Çoğunlukla ellerim olmak üzere banyo sonrası tüm vücuda uyguladım. yukarıda yazdığım gibi asla yağlılık hissi vermiyor bu bakımdan rahatsız da etmiyor. Losyonun ikincisine başladım ben ve çok memnunum bundan sonra el dirsek ve dizlerim için sadece bu ürünü kullanmaya karar verdim daha iyisi ile tanışana kadar.
Bir ürün deneyimimin daha sonuna geldik, yeni deneyimlerle bir arada olmak umuduyla...
Sevgiyle :))

Devamını Oku
Blog Tasarım : Sosyal Medya Kafe
Hüzün Sarısı COPYRİGHT © 2014 TÜM HAKLARI SAKLIDIR.