Gün Evinizde Başlar Hüzün Sarısı'nda Devam Eder...

Creightons Charcoal Jel Peeling ve Maske



Merhaba

Yine, yeni cilt temizleme ürünleri denendi ve sizinle paylaşıma sıra geldi. Creightons Charcoal serisi ürünlerinden jel, peeling ve maske,  bugün burada size anlatacağım ürünler
Creightons ürünlerinin  sadece Gratis mağazalarında satıldığını hatırlatarak başlayayım ürünleri anlatmaya. 

 Charcoal Cleanser Gel


Alışılagelmiş temizleme jellerinin dışında bir jel bu, ilk bakışta renk bakımından. Adından da anlaşılacağı gibi aktif kömür içeren bir ürün. Günlük cilt temizliğinde içinde bulunan E vitamini ile cildi kurutmadan temizlediği vaat ediliyor. 
Uzunca bir süre kullandım. Hatta aralıksız kullanıp, gözlemlemedim daha sonra başka bir temizleme ile jeli ile devam edip, tekrar Creightons temizleme jelini kullandım. Cildimin kuruya dönük karma olduğunu bir defa daha hatırlatarak deneyimimden bahsedeyim. Makyajımı temizlerken önce bir makyaj temizleme mendili ile üstten aldım, ardından jel ile yıkadım. Hem günlük cilt temizliği hem de makyaj temizliğini sevdiğimi söyleyebilirim. Ve bende çok güzel bir etkisi oldu ki bu çok az temizleme ürününde yaşadığım bir durumdur, asla gerginlik yapmadı hem temizledi hem de nemlendirdi cildimi.

Charcoal Scrub-Peeling


Bu üründe kaolin kili ve ince pirinç tozu varmış. Renk gördüğünüz gibi gri. Çok minik tanecikleri var. Ben haftada iki gün kullandım, kullanırken de herhangi bir sorun yaşamadım. Görevini yerine getirdiğini düşünüyorum. Ve çok ilginç, bu ürün de temizleme jeli gibi asla gerginlik hissetirmedi sanki nemlendirici uygulanmış gibi ferah ve yatışmış hissi verdi.

Creightons Detoxifying Clay Mask


Geldik maskeye. Cilde detoxs etkisi yaptığı vaat edilen bir maske. Mıknatıs özelliği varmış ve kirden cildi derinlemesine arındırıyormuş. Bu ürünün rengi de gri, dokulu bir yapısı var tam adını bilemedim. İlk uygulama sonrası bir iki dakika kadar hafif yanma hissi veriyor. Asla tamamen kurumuyor benzer maskeler gibi. Bir defasında sırf bu kuruma durumunu kontrol için 20 dakika beklettim ancak o çatlayan kuruma olmadı. Zaten sonuç da aynıydı cildi kurutmadı ve arındırma özelliğini gözlemledim. Ben maskelerde hep bir aydınlanma etkisi beklerim. bu üründe temizlik görüntüsünü aldım ancak o istediğim aydınlık görüntüyü elde edemedim. 

Ürünler hakkında ortak olarak söyleyeceklerim de var. İçerik meraklıları için çok temiz bir içeriğe sahip değiller.  Üç ürünün de kokusu hemen hemen aynı. Eski bilinen erkek losyonları vardır, onlara benziyor ama rahatsız edici ve kalıcı değil. Kokulara karşı aşırı hassas olduğumu bilirsiniz, beni rahatız etmedi. Yine önemli bir nokta; üç ürün de alışılmışın dışında yani temizleme ürünlerinde çok fazla yaşamadığımız nemlendirme hissini veriyor. Hatta cildi yağlı olan bir arkadaşımda denedik "aa benim cildimi temizlemedi" dedi. Kontrol ettiğimizde beklediği kurutan, geren bir sonuç olmadan gayet net temizlik sağladığını birlikte gördük. Giderken Gratis'e uğrayayım demişti, aldıysa buraya yorum olarak yazar sanırım :D
Ürünlerden jel ve peeling 150 ml maske ise 100 ml.
Fiyatları gayet uygun.
Yeni bir yazıda görüşmek üzere.
Sevgiler
Devamını Oku

Dax Supergro Deneyimi

supergro

Merhaba

Yeni bir saç bakım ürünü ile buradayım bugün. Dax Supergro ürünün adı. 
Aldığım zaman Instagram'dan ve zaman içerisinde Instagram hikaye bölümünde paylaşmıştım sizlerle ve oldukça soru geldi. Meğer oldukça merak edilen bir ürünmüş. Ben de aşırı merakımdan almıştım zaten:) 

Bir çok blogger arkadaşım çok güzel, olumlu şeyler yazmıştı ürün için. Gelen sorular da hep bu yönde oldu. Gerçekten saç uzatıyor mu? Bakım sağlıyor mu? Peki arındırması sahiden çok mu güç? Tüm bu sorulara yeterince cevap verebilmek için uzun zamandır iyice gözlemleyerek kullandım. Kullanım aşamaları, nasıl kullanırsam daha iyi verim alırım veya nasıl kullanırsam daha iyi arındırırım? Deneme yanılma yöntemiyle sonuca ulaştım. Şimdi de sizinle paylaşmak istiyorum tüm deneyimimi. 

 Ürün yaklaşık 200 gram plastik bir kavanoz içinde. Bunun daha küçüğü de varmış ama ben bulamadım. Bunu da zor buldum zaten. Watsons ve Gratis mağazalarında satılıyordu aslında ama ben oralarda bulamayınca N11 den sipariş verdim:) Önce nasıl kullandığımdan bahsedeyim. Beş parmağımın uç kısımlarını ürün üzerine dokunduruyorum. parmaklarımın ısısıyla elime gelen az miktarda ürünü saç diplerime uygulamaya başlıyorum. Saçlarımı boya yapar gibi ayıra ayıra ürünü uyguluyorum. Bir dakika kadar fön tutuyorum ve ardından her hangi bir şeyle sarıyorum. en fazla 1 saat bekletip yıkıyorum. Saçlarımın boy ve uçlarında kullanmıyorum. Diğer uygulama şeklinde geçeyim. Bir çay kaşığı ürünü benmari usulü eritiyorum. Ardından yine aynı şekilde saçlarımı uyguluyorum. Bunu zamanın varsa yapıyorum tabii. 
Şimdi arındırma işlemine geçelim. Sadece bu üründe değil tüm durulanan saç yağları için geçerli olan yöntemi uyguluyorum. yani saçlarını ıslatmadan şampuanlıyorum daha sonra ıslatıyorum. normal saç yıkama işlemine devam ediyorum. Bu ürünü haftada 2 defa kullanmaya çalıştım. Bu kullanma sıklığı önerilen minimum sıklık. Günlük de kullanmak mümkün. Ve inanılmaz bereketli bir ürün bitmiyor:) 


Şimdi gelelim sonuca. En çok sorulan soru: Saç uzatıyor mu? Evet kesinlikle uzatıyor. saçlarımı kestirmeden önce bunu fark etmiştim sonrasında daha iyi gözlemledim kuru ve bir türlü uzamayan saçlarım 25 günde yaklaşık 1 cm uzadı ki bu benim için mucize. Sağlıklı bir saç ayda 1cm uzarmış ben bunu kendimde hiç yaşamadım. Ve Dax Supergro ile buna şahit olunca tamam dedim söylenildiği kadar varmış. Sayısı belli olmayan saç ürünü kullandım uzaması için. Ama şimdiye kadar başarı ile sonuçlanan 3.deneyim bu. Saçlarımın boy ve uçlarında sadece arınmasını gözlemlemek için iki defa kullandım. O sebeple ne derece onarıcı etkisi var onu bilmiyorum. Bu konuda sadece şunu söyleyebilirim; diplerde kullandığım için yeni çıkan saçların daha sağlıklı olduğunu gördüm ve kullanmaya devam edeceğim. 

 Dax Supergro biraz farklı bir ürün o sebeple maddeler halinde yapılması gerekenleri tekrar yazıyorum. 

  •  Bu ürün saç maskesi değil dolayısı ile avuçla kullanmaya gerek yok. En fazla bir saat bekletin bu saçlarınız için yeterli bir süre. Yarım saat kalsa bile olur. 
  •  Saçların uç ve boylarına ürünü boca etmeyin arındırmak için uğraşırsınız. Ayrıca öneri olarak da bu süreler ve kullanım alanı belirtilmiş.
  • Arındırmak için ara sıra tam burada bajsettiğim şampuanı da kullanabilirsiniz.
  • Ürün saf yağdan oluştuğu için saçlarınızı yıkarken vücudunuza gelmesine engel olun.
  • Çok önemli bir nokta daha var. Sadece bu ürün değil cilt ve saç bakımı için kullandığımız tüm ürünler için geçerli, düzenli kullanım. Düzen ve sabırla sonuca ulaşmak mümkün bir çok üründe. İki üç defa kullanıp, söylenilen rutin dışında kullanıp performans beklemek çok yanlış olur.
Yeni bir yazıda görüşmek üzere.
Sevgiler



Devamını Oku

Ziaja Keçi Sütü El ve Tırnak Kremi-Ziaja Goat's Milk Hand Cream


Merhaba Arkadaşlar 
Sizlere bugün Ziaja Keçi Sütü El ve Tırnak Kremi (Ziaja Goat's Milk Hand Cream)'den bahsetmek istiyorum. 
Takipçilerimin bir çoğu el ve tırnak bakımına ne kadar önem verdiğimi öğrendi sanıyorum. Bu ürünü de heyecan ve hevesle kullanmaya başladım. Deneyimimden önce markayı ve Ziaja Keçi Sütü El ve Tırnak Kremi'nin vaat ettiklerini paylaşayım sizinle.
Ziaja bir Polonya firması. Yüksek kaliteli doğal kozmetik ürünleri üretiyor. Marka "jaya" şeklinde okunuyor. 
  
Yoğun nemlendirme sağlayan, kırışıklığa eğilimli ciltlerde esneklik sağlayan bir krem olduğundan bahsediliyor. Dış derinin yeniden canlanmasına ve kaba deriyi yumuşatmaya yardımcı olduğu söyleniyor. Ayrıca tırnak kırılmaları, tırnak bölünmeleri gibi sorunlara da yardımcı hatta engelleyici olduğu belirtiliyor.


Gelelim benim deneyimime; kremi düzenli olarak kullandım. Kıvamını sevdim, sürerken kontrol edebiliyorsunuz. Kokusu ağır değil. Biliyorsunuz ağır kokulu ürünleri faydası ne olursa olsun kullanamıyorum. Ürünün ellerime ve tırnaklarıma yaptığı bakımı, nemlendirmesini, emilmesi kısaca tüm özelliklerini çok sevdim. Bir daha alır mısın diye soran olursa kesinlikle alabileceğim bir ürün. Cilt tipim kuruya yakın karma. Ve ben çok memnun kaldım.
80 ml ve fiyatı normalde 22 lira ancak indirimde yarı fiyatına alabiliyoruz. Ürünün artık Watsons mağazalrında satııyor olması benim için büyük avantaj oldu. 2014 yılından beri sadece bir kozmetikçi de görüp almıştım onun dışında hep online almak zorunda kalıyordum ve bununla ilgili kargo sorunları yaşıyordum.
Yeni bir yazıda görüşmek üzere.

Not: 2014 yılında deneyimlemeye başladığım bu ürünü 2015 yılında yazmıştım. bugün 7 Ocak 2018. Ürünün artık Watsonda mağazalarında satıldığını duyurmak için yazıyı güncelliyorum ve hala kullanmaya devam ediyorum.

Sevgiler 





Devamını Oku

Microblading Deneyimim



Herkese Merhaba

Sosyal medya hesaplarımı takip edenler bilir, geçtiğimiz günlerde kaşlarıma microblading uygulandı. Bu uygulamayı Solmaz Tanrıverdi yaptı. Solmaz Tanrıverdi kimdir derseniz Ege Üniversitesi Güzellik Uzmanlığı mezunu estetisyen. Bu işi yapanlar arasında işin üniversitesini bitireni görmek çok kolay olmadığından bu durumu öğrenince farklı bir mutluluk yaşadım.

Uzun süredir aklımda olan microblading 3D kıl tekniği ile kaşlarıma çeki düzen vermeyi düşünüyordum ama endişelerim vardı. Acaba nasıl olur,  yakışır mı,  boyalı pala kaş görünümünde mi olur, canım yanar mı gibi bir çok soru ve tereddüt yüzünden erteledim. Daha sonra Blogluyorum Gökçe vasıtası ile Esaderm Estetik ve Güzellik Merkezi'nda buldum  kendimi. Bir anlık karardı.
Bu yazıda sizlere fotoğraflarla yaşadıklarımı anlatacağım. Ve instagram paylaşımım ardından gelen sorulara yine bu yazıda cevap vermeye çalışacağım.
Solmaz Tanrıverdi'nin Esaderm Estetik ve Güzellik Merkezi'ne Blogluyorum Gökçe, Gülümse Yüzüme Yasemin ve Beğendim Paylaştım Şerife ile gittik. Gökçe ile ben microblading, Yasemin ve Şerife Aqua Peel uygulaması tecrübe edecektik ancak Şerife'nin cildinde olan minik bir pürüz sebebi ile Solmaz Hanım Aqua Peel'in düzeldikten sonra uygulanması gerektiğini ön gördü.

Hemen detay fotoğraflara geçeyim. İşlemin yaklaşık 40 dakika öncesi kaşlarımıza uyuşturma amaçlı bir ürün sürüldü. Yukarıda gördüğünüz ilk fotoğrafta Solmaz Tanrıverdi bizim bitmek bilmeyen sorularımızı sabırla yanıtlarken :D

Sonrasında kaşların öncesi fotoğrafı alındı dört bir koladan, öyle ya kıyaslama yapmadan olmaz.

Ardından 'altın oran'denilen yüz şekline uygun şablon çıkarıldı kaşlarım üzerinde. Yani siz elinizde bir kaş fotoğrafı 'ben bunun gibi kaş istiyorum' diyemiyorsunuz. Altın oran sayesinde sizin yüzünüze uygun kaş boyu ve modeli belirleniyor. Mesela benim kaşlarım fazla uzun çıktı. İç ve dışarıdan kısalttık ve microblading ondan sonra uygulandı. İşte böyle işaretlendi.


Sonrasında çizim ve microblading işlemi başladı. Microbladin 3D kıl tekniğinden kısaca bahsedeyim; kalıcı makyaj veya kontur işlemi ile karıştırılıyor bazen. Bir kalem ve kalemin ucunda tek kullanımlı iğneler ile manuel yapılan bir işlem. Kıl tekniği ile gerekli bölümlere kaş çiziliyor bu şekilde.



Hemen burada acı olup olmadığı konusundaki sorulara cevap vereyim. Benim acı eşiğim biraz düşük. Bu sonradan gelişen bir durum eskiden nasıl da tahammülüm vardı :D Buna rağmen öyle aman aman bir acı hissetmedim. Mesela sağ kaş yapılırken sadece ince uç kısımlarında sızı şeklinde bir acı oldu ki ona ben acı diyorum başkası hissetmeyebiir. Sol kaş yapılırken biraz kasıldım çünkü biliyorsunuz sol göz ameliyatlı, bir şey olacak diye gerilince acıyı da duydum bazı kısımlarda. Ama açıkça belirteyim ki korktuğum kadar değildi. 
Bu arada her detay sonrası aynaya bakmayı ihmal etmedim tabi. Sanki çok anlarmışım, 10 defa microblading yaptırmışım gibi her defasında kontrol ettim. 


Bir maske uygulandı en son kaşlarıma. Evlere şenlik bir görüntüye sahip oldum. Çok kısa bir süre kaldı maske ama o kısa sürede Yasemin Yalçın'ın Kakılmış karakteri veya Levent Kırca'nın Küçük Hüsamettin karakteri gibi oldum.


Maske temizlenince o çok içime sinen görüntü karşıma çıktı. Yine bu noktada bazı öğrendiğim bilgileri paylaşmak isterim. Microblading işlemi yaklaşık 20-25 dakika sürdü. Bu durum kaşın şekline doldurulması gereken yerler ve estetisyeni zorlamasına göre değişiyor. Mesela Gökçe'nin işlemi benden daha uzun sürdü. Bir süre deri boyayı kabul etmedi, işlem tekrarlandı. 
Kalıcılığı ile ilgili ise kuru cilt tipine sahip olanlarda 1-1.5 yıl arası değişiyormuş. Yağlı cilt tipine sahip olanlarda ise  süre biraz daha kısalabiliyormuş. İşlemin ömrünü uzatmak için kaşın mümkün olduğunca kozmetik ürünlerden uzak tutulması gerekiyor.
Öncesi-sonrası fotoğraflara geçip, yazıyı bitirmeden önce işlem sonrası yapılması gerekenlerden de bahsedeyim. İki gün sudan koruyoruz yeni kaşlarımızı. Mesela ben yüzümü yıkarken lokal yıkadım ve gayet sakin yıkadım. 15 gün boyunca sadece vazelin sürüyoruz. Kabuklanma olursa dokunmuyouz, soymuyoruz. 15 gün sonra rötuş ve kontrol için gidiyoruz. sonra özgürüz yeni kaşlarımız ve yeni bakışlarımızla. O gün işlem sırasında çekilen videoları montajlayıp youtube kanalıma yüklemeyi planlıyorum ama son kontrolden sonra tabi. Şimdi size öncesi sonrası fotoğraflarını göstereyim.



Benim içime aşırı sindi kaşlarımın yeni hali. Siz nasıl buldunuz? Solmaz Tanrıverdi'ye bir defa daha teşekkür ediyorum. Sadece kaşlarımı beğendiğim için değil; her sorumuza bıkmadan yanıt verdiği için, samimiyeti ve güler yüzü için. Laf aramızda çok hoş ve doğal bir güzelliğe sahip Solmaz Hanım. Fotoğraflarından çok çok güzel. Bunu orada gayet fütursuzca kendisine de söylem zaten. Ayrıca tüm Esaderm ekibine de teşekkür ediyorum, sayelerinde evimde gibiydim. 
Bir teşekkürüm de Gökçe, Şerife ve Yasemin için olacak. Bıkıp usanmadan fotoğraf ve video çektiler, bu görüntüler onların objektifinden. Şuraya gülen gözler fotoğrafı da bırakıp gideyim. 
Yeni bir yazıda tekrar görüşmek üzere.
Sevgiler
Not: Blogluyorum Gökçe'nin microblading tecrübesini okumak için tam burayı tıklayabilirsiniz.

Not2: Solmaz Tanrıverdi, kemoterapi görenlere microblading işlemini ücretsiz yapıyor.



Devamını Oku

Flormar Eyebrow Fixatör Maskara

flormar-kas-maskarasi


Merhaba

Bugün bir kaş ürünü ile geldim. Uzun zaman önce aldığım ve neredeyse bitirdiğim Flormar Eyebrow Fixatör Maskara günün ürünü.

Bu kaş maskarasının her hangi bir rengi yok arkadaşlar. yani bu ürün sabitleyici bir ürün. Kaşlarımızı doldurmak veya şekil vermek için kullandığımız kaş farı veya kaş kaleminin ardından uyguladığımız destek. Kaşlarımız yerinde rahat dursun tüm alım ve çalımımızla, kusursuz makyajımızla bir ortama girdiğimizde, üç kıl aşağı iki kıl yukarı dans etmesinler ve bizi rezil etmesinler diye düşünülmüş kaş sabitleyicilerden biri.

Performansından bahsedeyim hemen size. Ürünü ilk aldığımda biraz şaşırdım açıkçası. Daha önce kullandığım kaş sabitleyiciler gibi kıvamlı değildi bu şeffaf kaş maskarası. Daha akışkandı, bu sebeple fırçayı çıkardıktan sonra ürünün fazlasının tekrar ambalaj içine akmasını sağlıyordum. Ancak bir kaç kullanım sonrası bu durum düzeldi.



Ben kaş farı ve kaş kalemi ile kullandığım gibi herhangi renkli bir kaş ürünü kullanmadan da uyguladım. Her iki denememde de oldukça başarılı buldum ürünü. Maksimum 7 saat deneyimim oldu. Bu 7 saat boyunca kaşlarımın formunda her hangi bir bozulma olmadı. Makyajımı çıkarırken onu da çift fazlı bir ürünle kolayca arındırdım kaşlarımdan. İndirimsiz fiyatı 20 lira olan bu ürünü tekrar almayı planlıyorum. Ve bu defa kaş farı veya kalemi ile değil her defasında tek başına kullanacağım. Çünkü kaşlarıma microblading yöntemi uygulandı. Onu da ayrıca sizinle detayları ile paylaşacağım. Anlayacağınız kaş anlamında uzunca bir süre rahatım.
Yeni bir yazıda görüşmek üzere.
Sevgiler
Devamını Oku

Gabrini Mat Kalem Rujlar

gabrini-kalem-ruj


Merhaba

Yeni yılın ilk yazısı ile karşınızdayım. Yazımın konuğu ise Gabrini Mat Kalem Rujlar yani Gabrini Matte Lipstick Crayon.

Beni instagramda takip ediyorsanız bir süredir bu rujları kullandığımı biliyorsunuz zaten.Efendim yeterli kanaat oluştuğuna göre sizlerle de sonucu paylaşabilirim artık.

Önce biraz özelliklerinden bahsedeyim. Adından ve şeklinden bildiğiniz gibi kalem şeklinde rujlar bunlar ve mat rujlar. En çok açılma şekli sorulmuştu onu yanıtlayayım, kalemtıraş ile açılıyor. Rujların etrafı tamamen jelatinle kapalı arkadaşlar, yani almak istediğinizde bu detaya dikkat edin. Bizim halkımız malum, kaşla göz arasında açar dener bakar yerine koyar.

gabrini-mat-kalem-ruj

Bendeki renkler yukarıda gördüğünüz gibi 11, 12, 03,09, 02 ve 01. Bazı serilerin yapı ve özellikleri kendi aralarında değişebilir ama bu seride ve bendeki renklerde genel özellikler hep aynı. Hem mat hem kalem olmasına rağmen sürümü oldukça yumuşak ve rahat. Ağır itici bir kokusu yok ki bilirsiniz en dikkat ettiğim durum bu. Renkleri dudaklarınızda görebilmek için kat kat uygulamanıza gerek yok, gayet net veriyor renkleri. 
Tüm mat rujlar için duyulan endişe Gabrini mat rujlar için de geçerli olmuştu en başta. Acaba dudakları kurutur mu? Çizgileri kusurları belli eder mi gibi. Kesinlikle kurutma yaşamadım ben. Açık renklerde çizgiler evet biraz beli oluyor ama bir lip primer ile bunu hafifletmek mümkün. 
.kalıcılığına gelince, yemek çay sigara gibi etkenler yoksa saatlerce kalabiliyor. Ama benim gibi sürekli çay kahve tüketiyorsanız dudakların iç bölümlerinde kayıplar başlıyor. Biraz tazeleme gerekiyor. Ve tamamen silinmesi siz müdahale etmeden olmuyor. Kısacası tam gün bir iki rötuş ile size yetebilecek rujlar. Tabi bir noktayı daha belirtmek istiyorum, dudakların yapısına göre de rujların kalıcılık durumları değişebiliyor, bunu da ciddiye almakta fayda var. Rujlar uygulamanın ardından bir kaç dakika sonra matlaşmaya başlıyor. 
Bu arada hemen buradaki renklerden favorim olan iki rengi söyleyeyim 12 ve 02. 
En çok aldığım sorulardan birine yer vereyim bu ürünlerle ilgili. Gabrini ürünleri nerede satılıyor? Gabrini ürünleri online bir çok sitede satılıyor ancak daha geniş bilgi için markanın instagram sayfasını takip etmenizi öneririm. @gabrinicosmetics
Yeni bir yazıda görüşmek üzere.
Sevgiler


Devamını Oku
Responsive Blogger Tema Tasarım : Sosyal Medya Kafe
Hüzün Sarısı COPYRİGHT © 2014 TÜM HAKLARI SAKLIDIR.