Awewes Argan Yağı Keratin Nemlendirici Onarıcı Şampuan ile geldim bugün. Bazı ürünlerin blogumda yer almasını istiyorum. Bu şampuan da onlardan biri. İsterseniz hemen başlayalım.
Awewes Argan Yağı Keratin Nemlendirici Onarıcı Şampuan
Kremiva Yüz Yıkama Kopüğü - Kremiva Güneş Kremi
Yeni tanıştığım bir marka ve onun iki ürünü ile geldim. Kremiva ürünlerinden bahsedeceğiz bugün. Birincisi Kremiva Yüz Yıkama Köpüğü. Tam adı şöyle geçiyor: Kremiva Salisilik Asit İçerikli Arındırıcı Yüz Temizleme Köpüğü. Diğer ürün ise Kremiva Güneş Kremi. Onun da tam adı Kremiva Yüksek Koruma ve Nemlendirici Etkili Invisible Güneş Koruyucu Krem. Hemen ürünlerin özellik, vaat ve bendeki izlenimlerine bakalım.
Kremiva Yüz Yıkama Köpüğü
Ürün 150 ml sade ve şık bir ambalajda.Hedefi: Nazik temizlik, ferahlık, günlük konfor. Vaatleri ise tam olarak şöyle belirtilmiş: Gün boyunca ciltte biriken yağ, kir ve çevresel kalıntılar, sağlıklı bir cilt görünümünün önündeki en büyük engellerden biridir. Kremiva Arındırıcı Yüz Temizleme Köpüğü, cildi nazikçe temizlerken ferah ve konforlu bir his bırakmak üzere geliştirildi. Köpük formu sayesinde ciltle kolayca temas eder, durulaması pratik ve keyifli bir temizlik deneyimi sunar. Temizlik sonrası ciltte gerginlik hissi oluşturmaz; aksine nefes alan, yumuşak ve taze bir his bırakır.
Ürün, salisilik asit aloe vera ve panthenol içeriyor.
Ben nasıl kullandım, hangi sebeplerle kullandım onu anlatayım. Cildi hafif ıslatıp avucuma aldığım köpüğü, göz çevresi hariç yüzüme ve boynuma uyguluyorum. Masaj yapar gibi. Ardından da duruluyorum.
Hem günlük cilt temizliği hem de ten makyajı kalıntıları için denedim. Her ikisinde de sonucu gayet başarılı buldum. BB krem allık ve bronzer olan ten makyajımı gün sonu gayet başarılı şekilde temizledi. Cildim kuru, buna rağmen kurutmadı. Gerginlik hissettirmedi, herhangi bir soruna sebep olmadı. Cildimin sağlık görünmesi de bonus.
Genel olarak üründen memnun kaldığımı söyleyebilirim. Yazımın girişinde de belirttiğim gibi bana ait tecrübe, bana ait izlenim bunlar.
Kremiva Güneş Kremi
Bu ürün 50 ml boyutunda tüp ambalajda. 50+ SPF var. Yeni nesil UV filtreleri ile cilt bakımını desteklediği belirtilmiş. Ceramide NP, Vitamin E ve panthenol içeriyor.
Marka bu ürün hakkında şunları demiş; Kremiva Leke Karşıtı Güneş Kremi SPF 50+, cildinizi günlük güneş maruziyetine karşı yüksek koruma ile desteklerken aynı zamanda bakım rutinini tamamlamaya yardımcı olur. Hafif ve görünmez yapısı sayesinde beyaz iz bırakmaz, ciltte maske etkisi oluşturmaz. Günlük kullanıma uygun dokusu ile makyaj altına rahatlıkla uygulanabilir ve gün boyu konforlu bir his sunar.
Şimdi gelelim benim deneyimime. Yapısı hafif, uygulaması kolay ve ciltte ağırlık yapmıyor. Kolay bütünleşiyor. Makyaj altında da kullanımı gayet başarılı, gün içinde makyajı kusturmuyor. Tek başına kullandığımda nemlendirmesi de hiç fena değil. Sadece mevsimden dolayı güneş koruması testini henüz yapamadım. Ürünü bitirmedim, yarısını sakladım yazın kullanacağım o zaman da yazıyı düzenleyeceğim.
Hemen hatırlatmakta fayda var; marka ürünleri paraben içermiyor, hayvanlar üzerinde test edilmiyor.
Beni tanıyanlar, cilt bakımına verdiğim önemi bilir. Soranlara hep söylerim, bu yazıyı okuyanlara da söylemek istiyorum; eğer sadece iki ürün kullanma imkanınız varsa biri cilt temizleme ürünü olsun, diğeri güneş kremi. İyi temizlenmemiş bir cilde hangi bakımı yaparsanız yapın iyi sonuç alamazsınız. Ama kötü sonuç alabilirsiniz. Mesela sivilceler, komedonlar. Temizlenmemiş cilde bakım ürünleri sürülürse gözenekler üst üste tıkanmış olur ve kaçınılmaz sonuç gerçekleşir. Bazı insanlar da bunun sonucunda "şu kremi kullandım sivilce yaptı" gibi şikayetlerde bulunurlar, kendilerinde hiç suç yoktur çünkü:))
Neyse, mesajımızı da verdiğimize göre hemen Kremiva ürünlerini nereden alırsınız, nereden incelersiniz link bırakayım size. TAM BURAYI tıklayabilirsiniz.
Yeni bir yazıda görüşmek üzere.
Keratin Bakımının Faydaları Evde Keratin Nasıl Yapılır?
Selam hepinize. Dünkü Instagram paylaşımıma gelen sorular sebebi ile bu hemen bu yazıyı hazırlamak istedim. Keratin bakımının faydaları, keratin bakımı gerçekten işe yarıyor mu, keratin bakımı evde nasıl yapılır gibi çok fazla soru geldi. Bir de keratin bakımı hakkında yanlış bilinen şeyler olduğunu fark ettim. Tek bir yazıda anlatmak istedim.
Yazımın başında hemen belirteyim yazacaklarımın hepsi kendi tecrübelerim. Sağlık önerisi veya başkasının deneyimi değil. Yıllardır kullandığım keratinin bendeki etkilerini gözlemlerimi anlatacağım.
Saçım ince telli, tüy tüy olan saçlardan, bir çoğunuz zaten biliyorsunuz. Her zaman en doğal halimi paylaştım sizinle. Uyanır uyanmaz bile görmüşlüğünüz olmuştur beni:)) Düz olmasına rağmen hiç bir zaman fön çekmeden düzgün at kuyruğu topuz bile yapamam. O temiz görüntü için çok zaman harcarım keratinin saçımdaki etkisi geçtiyse. Şimdi soruları yanıtlayayım.
Keratin Bakımının Faydaları
Benim için en önemli olanı saçı pürüzsüzleştirmesi. Bunu da saça sabitleyerek biz yapıyoruz, onu da anlatıcam. Daha dirençli hale getirdiğini düşünüyorum saç tellerini. Saç daha kolay şekil alıyor, daha temiz duruyor. Saçın koparak dökülmesini azalttığını düşünüyorum. Bakın detaya dikkat! Saç dökülmesini engelliyor demiyorum. Koparak dökülmesiniz azaltıyor. Püskül gibi, tüy gibi görünüm gidiyor. Yıkayıp aşağı doğru hareketlerle kuruttuğunuzda ayrıca fön çekmeye zaman harcamıyorsunuz.
Keratin Bakımı Gerçekten İşe Yarıyor mu?
Bu biraz beklenti ile alakalı. Benim kendi saçlarımla ilgili tüm isteklerimi karşılıyor. Eğer saçları çok kıvırcık olan biri keratin yüklemesi yaparsa saçı dümdüz olur mu? Sanmıyorum ama keratin yaptıktan sonra kendisi düz fön çekerse daha kolay olur istediği sonuca ulaşması ve saçın direnci artar diye düşünüyorum.
Keratin Bakımı Evde Nasıl Yapılır?
Öncesinde saçımın temiz olması lazım ve hafif nemli. Eğer boyama işlemi yapılacaksa o da daha önce yapılmalı. Çünkü keratin üzerinde yapılırsa her ikisi de gereken etkiyi göstermeyebilir. Boya kasesine saçımın boyuna göre keratin ürününü alıyorum. Fotoğrafta gördüğünüz saçıma yarım çay bardağı kadar gayet yeterli oldu. Saçların diplerine ve saç derisine dokunmadan, boya sürer gibi tutamlara ayırarak saça uyguluyorum. Burada dikkat etmem gereken boya kadar fazla değil parça parça sürüyorum, tarıyorum. Taradığımda zaten sürdüğüm ürün saç tellerinin tamamına gelmiş oluyor. Çok fazla sürersek ki ben bunu yıllar önceki ilk denemelerimde yaptım, hiç tavsiye etmem. Saçın tamamına dediğim gibi uyguladıktan sonra tekrar tarayıp 20 dakika kadar bekliyorum. Fön makinesi ve fırça ile mümkün olduğu sıkı bir fön çekiyorum. Ardından düzleştirici ile birkaç defa üzerinden geçiyorum, en yüksek ısıda. Bu sıcaklık işlemleri ile keratini saça sabitliyoruz. Bu andan itibaren saçımı en az iki gün yıkamıyorum, hatta üç gün. Toka takmıyorum toplamıyorum, çünkü toka izi olur ve emekler boşa gider. Keratin yüklemesi yaptıktan sonra tuzsuz şampuan kullanmak keratinin ömrünü uzatıyormuş ama bunu ben denemedim.
Keratin Hakkında Yanlış Bilinenler
Instagram hikaye paylaşımımdan sonra fark ettim bu yanlış bilinenleri. Böyle bir yazı yazarken de anlatmak istedim. Keratin saç dökülmesini durdurmaz. Çünkü dibe uygulamıyoruz. Saç derisine sürecek kadar güvenilir olduğunu düşünmüyorum. Sadece koparak dökülmeleri azaltabilir.
Benim şu anlattığım keratin bakımının, içinde keratin bulunan şampuan ve kremlerle bir alakası yok. Keratinli şampuan kullanan bir takipçim "ben bu kadar uzun tutmuyorum saçımda hemen yıkıyorum" yazmış mesela. Aynı şey değil. Keratinli şampuanların keratin katkısından emin değilim. Amabalajları dolduranlar belki kutuların içine "keratin" diye fısıldamıştır. O kadar yani.
Keratin kıvırcık saçları dümdüz yapar mı diyenler var, yukarıda da dediğim gibi sanmıyorum. Tecrübe eden biri varsa yazarsa hep birlikte öğreniriz.
Kuaförünün keratin bakımı sonrası yıkamama uyarı yapmadığını söyleyenler var. Benim kuaförüm de bana böyle bir uyarı yapmazdı. Bakımı yapar, çok iyi de bir fön çekerdi. Ben de harika bir iş çıkardığını zannederdim. Sonra kendim yapmaya başlayınca araştırınca neden kalıcı olmadığını bu şekilde anlamış oldum. İyi bir kuaför bu bakımı yapmadan da pırıl pırıl bir fön çekebilir:)
Hangi Marka Keratin?
Bir de hangi marka kullandığım sorulmuş. Bugüne kadar birkaç marka denedim. Şimdi isim vermeyeyim, reklam açıklaması yapmak zorunda kalmayayım. İsteyen Instagram'dan yazabilir bana. @huzunsarisiblog hesabıma, oradan seçenek verebilirim.
Çok pahalı mı diyenler var. Çok ucuz olanı da var çok pahalı olanı da. Benim sevdiğim ortalama bir fiyat diyebilirim. Sadece içinde formaldehit olmasın ona dikkat edin. Bu kimyasal içerik hem saçı uzun vadede yıpratır hem de kokusu ile boğazınızı tahriş eder gözlerinizi yakar.
Konu ile ilgili benim aklıma gelenler bunlardı. Sizin sormak istedikleriniz olursa yorumlarda buluşuruz.
Yeni bir yazıda görüşmek üzere.
Sevgiler
Duru Body Scrub Crystal Dus Jeli Yorumum
Duru Body Scrub Crystal Duş Jeli ile geldim bugün. Uzun zamandır benzer bir ürün yorumlamıyordum ama bu ürünü kullanınca kesinlikle sizinle yorumlarımı paylaşmam gerektiğini düşündüm.
Hemen başlayalım. Bilirsiniz hem yüz hem de vücutta peeling kullanmayı seviyorum. Bunu sizin gibi kardeşlerim de çok iyi bilir ve ürünü görünce Ayaz 'ablam sever' diyerek almış. Ürün ne zaman çıktı bilmiyordum. Yorumlara bakınca 2024'ün sonlarında kullanmış olanları gördüm. Neyse gelelim ürünün özelliklerine ve benim fikirlerime.
Farklı çeşitleri var ama bendeki Crystal olan. 450 ml boyutunda. Peeling değil, peelingli duş jeli onu belirteyim.
Özellikleri şöyle anlatılmş: "Fransız parfüm notalarıyla geliştirilmiş kalıcı parfüm kokusu, Yoğun tanecikler ile derinlemesine arınma ve nemlendirme etkisi, Ciltte highlight etkisi oluşturur.Tırnak Bakımı ile İlgili Yaptıklarım Püf Noktaları
Daha evvel defalarca bahsettiğim tırnak bakımı ile ilgili yaptıklarımı sizinle bu defa daha detaylı paylaşmak istedim. Aslında biraz kozmetik bakımın dışına çıkacağız bu yazıda. Fotoğraflarda marka isimlerini kaybettim, çünkü bu yazıda marka belirtmeye gerek yok.
Çok kırılgan tırnaklara sahip olmama rağmen onlara çok iyi bakarak bir çoğunuzun beğendiği tırnaklara sahip oldum hep. Tırnaklarımı 19 yaşımdan uzatıyorum. Sadece iki çocuğum doğduktan sonra endişeye kapılıp zarar verir miyim düşüncesi ile toplam iki defa bilerek kestim. Onun dışında hep farklı boyutlarda ama uzun tırnak kullandım.
Son zamanlarda bu ince tırnaklarım beni yine üzmeye başladı. Bakımlar tamam ama eksik olan bir şey var. O arada ağır bir grip geçirdim, şu influenza dedikleri virüs. Doktor tahlil yapalım dedi. Bu hastalıktan önce de halsizliğim çok artmıştı. Çabucak yorulur hale gelmiştim. Ramazan ayında beyaz un ve şeker olayını abarttığım için bu hale geldiğimi düşünüyordum. Şeker ve beyaz un beni halsizleştirir, yıllardır yaşarım bu durumu. Neyse, memnuniyetle kabul ettim tahlil yaptırmayı. Sonuçlar gelince ciddi anlamda şok geçirdim. Konumuzla ilgili olanlarından örnek vereyim hemen.
Demir mesela; referans değeri 60-180 ama benim sonuç 26
Ferritin, yani demir deposu; 11-307 arası olması gerekiyor benim 5.4
B12; 178-1195 olması lazım benim 164
Bunun yanı sıra üç aylık şekere bakıldı o da yüksek çıktı.
Özellikle anemi boyutuna gelmiş bir kansızlık yaşıyorum ama ben bu işleri bildiğim halde hala tırnak bakımı yapıyorum, sağlığımı sorgulamıyorum.
Bu konuda yalnız olmadığımı yıllardır bana gelen mesajlardan da anlıyorum. Takipçim tırnaklarının sürekli kırıldığını, katlara bölünerek ayrıldığını söylüyor, ürün önerisi istiyor. Tahlil yaptırdınız mı diyorum, hayır diyor sonra yaptırıyor benim gibi sonuçlarla geliyor. Bakın herkesi uyardığım halde benim başıma gelince aklıma bile gelmedi. Farklı bir hastalık olmasa bu tahliller yapılmayacak ben hala bakım kürleri uygulayıp düzelmeyi bekleyeceğim.
Şimdi doktorun verdiği haplarla bu değerleri yükseltmeye çalışıyorum ancak bana kalırsa enjeksiyon daha iyi etki ederdi. Haplarla normale dönmek ne kadar sürecek kaç ay sürecek hiç bir fikrim yok.
Sonuç olarak tırnak kırılması saç dökülmesi kozmetik ürünlerle düzelmez bu ürünler ancak katkı olur. Öncelikler değerlerimize baktırıp tam olup olmadığından emin olmamız lazım. Diyelim ki her şey yolunda ama benim gibi kırılgan ince tırnaklara sahipsiniz o zaman ne yapacaksınız? Kısaca kendi yaptıklarımdan bahsedeyim.
Su ile mümkün olduğunca az temas etmeye çalışıyorum. Temizlik vs eldiven kullanmaya çalışıyorum. Haftada bir gün ya da 10 günde bir gün, zeytinyağı ve limonla ılık su hazırlayıp ellerimi içinde bekletiyorum, sıkılana kadar. Ojesiz tırnak korumasız olur kırılmaya daha müsait olur. Gelişi güzel de olsa oje sürüyorum. Oje altına baz sürmek de tırnakları korumanın iyi bir yolu. Renkli oje olmasa da bir cila sürmek lazım en azından. Nemlendirmek de önemli. Hem el kremi hem tırnak yağı ya da kremi kullanmaktansa el ve tırnak için hazırlanmış kremler daha pratik oluyor.
Bu kozmetik bakımlar yapıldığı süre içinde tırnaklarınızı korur bunu hatırlatmakta fayda var. Kullanmayı bıraktığınızda eski haline döner her şey. Yani hiç birinin kalıcı etkisi yok. Var diyenlere inanmıyorum açık söyleyeyim.
Yine aklıma geldikçe ekleme yaparım. Sizin de sormak istedikleriniz varsa gerek buradan gerek Instagram hesabımdan sorularını yanıtlarım.
Yeni bir yazıda görüşmek üzere
Sevgiler
GSA Natural Saf Biberiye Suyu - GSA Natural Saf Papatya Suyu
Yeni bitirdiğim ve sizlerle paylaşmak istediğim iki ürün ile geldim bugün. GSA Natural Saf Biberiye Suyu ve GSA Natural Saf Papatya Suyu. Her zamanki gibi önce özellikleri ve vaatlerinden bahsedeceğim, ardından da kendi yorumlarımı yazacağım. Ürünler marka hediyesidir.













