eski bayramlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eski bayramlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Temmuz 2015 Perşembe

Eski Bayramlar! (Bayram Kutlaması)

16 Temmuz 2015 Perşembe
bayram-kutlamasi


Merhaba Arkadaşlar;

Mübarek 3 ayları geride bıraktık ve bir Ramazan Bayramı'na daha kavuşmak nasip oldu.
Yazımın başında her birinizin bayramını kutlamak isterim. Allah hepimize, sevenlerimizle sevdiklerimizle nice bayramlar görmeyi nasip etsin inşallah. Sağlık ve huzur ile...

Son yıllarda dillere düşen iki kelime var "eski bayramlar!" Neden bu kelimeyi sıkça söylüyoruz acaba? Yani yeni bayramların nesi var ki eski bayramları sürekli hatırlar haldeyiz? Düşünüp bulduğum farklılığı ve eksikliği tek kelime ile anlatabilirim size: saygı! Teknolojinin etkilerini de küçümsememek gerekiyor.

Bunları düşünürken kendimi de eleştirdim çevremle birlikte. Eskiden neler olurdu bayramlarda? Önce hazırlıklar başlardı mesela. Bayramlıklar alınırdı, bir çok mağaza gezilirdi. Semt pazarları tıklım tıklım olurdu. Misafire şeker çikolata ayrı, kapıya gelen çocuklara ayrı. Çeşitli kolonyalar. Evde bir bayram telaşı ki sormayın. Baklavalar açılır, yapraklar sarılır dantel örtüler evin her köşesinde yerini alır. Bayramlar muhakkak il dışına çıkılacaksa, farklı şehirde yaşayan aile büyüklerine gidilirdi. Ama yukarıda saydıklarımın hemen hepsi yine yapılırdı. Evin çocukları heyecandan uyuyamazdı. Öyle ya bayram yaklaştı, cicilerini giyecekler bayram şekerlerini, harçlıklarını alacaklar. Belki mahallelerine bir luna park kurulacak, renkli macun satan amca gelecek, çatapat kızkaçıran patlatacaklar. Nasıl gözlerine uyku girsin ki? :)) Bayramın ilk günü aile fertleri kendinden büyüklerin ziyaretine giderdi ve asla eli boş gitmezlerdi. Hoş sohbet eşliğinde bayramlaşıp, uğrayacak başka büyükler varsa onları da ziyaret edebilmek için kalkıp devam ederlerdi. Kapılara çocuklar gelirdi el öperlerdi. Bazen şeker, bazen mendil bazen harçlık alırlardı ve coşku içinde uzaklaşırlardı. Kimse tembih etmezdi çocuğuna "aman falanca teyzeye gitme, filanca amcaya uğrama" diye. Bayram okul zamanına denk gelmişse, çocuklar bayram tatili sonrası geçirdikleri günleri sınıfta anlatır, hatta kompozisyon yazarlardı.  Böyleydi benim yaşadığım eski bayramlar!

Peki ya şimdi!?

Herkesin her hazırlığını facebookta, instagramda gördüğümüzden anlatacak malzemem çok. Bilmem ne markasından aldığı ayakkabı ve yaptığı kombin! Alın size hazırlık. Alışveriş zaten online yapılmış, bilmem ne sitesinden. Evin temizliği para gücü ile başkalarına yaptırılıyor çünkü kimse yorulmak istemiyor. Çocuklarda bayram heyecanı hiç göremiyorum zaten. Online oyunlar mahalleye kurulacak luna parktan daha cazip sanki. Ziyaretler mi? Yok öyle birşey! Bayram daha gelmeden tatil beldelerinde yer bakılıyor, ayırtılıyor. Anneler babalar, nineler dedeler önemli değil beklesinler. Oteller moteller, pansiyonlar iki katına çıkarıyorlar tarifelerini bayram tatillerinde. Tabi ki herkes kendini, çıkarını düşünüyor. Bayram programı yapan şahısın ilk derdi kuma uzanıp, ayaklarının fotoğrafını çekip, bir de kenarına bir kitap koyup (çok kitap okurmuş gibi), o fotoğrafı sosyal medya hesaplarında paylaşmak. Yukarıda çocukların komşu ziyaretlerinden bahsetmiştim. Artık bu bir çok yerde mümkün olmuyor. Kişilikler ve ruhlar o kadar hasta ki bazı insanlar da; bayramlaşmak için kapısına gelen çocuğa nasıl davranacağı belli değil. Kısa geçmişte örneklerini gördük. Anneler babalar bu sebeple "aman ha!" diye tembihlere başladı bile. Bayram ziyaretleri mi? O iş kolay! Facebook duvarınıza bir tebrik yazısı veya fotoğrafı koyarsınız, olmadı whatsapp ile ulaşırsınız. O da olmadı SMS kullanırsınız bayramlaşırsınız işte.

Elbette bu korkunç değişimi yaşamayan, her şeyi eskisi gibi uygulayan aileler de var onları tebrik ediyorum. 
Biz eşimle bu bayram için şöyle bir karar aldık. Eşim bayramı Samsun da ailesinin yanında geçirecek. Ben de Sakarya'ya teyzem ve dayımın yanına gideceğim. O şimdi yolda trafikle mücadele ediyor ben ise hala bir otobüs bileti bulmaya çalışıyorum:) Belki bayramı onunla ayrı geçireceğiz ama kaç kişinin gönlünü almış olacağız. 

Buraya kadar okudunuz, vakit ayırdınız çok teşekkür ediyorum. Birlikte nice bayramlarımız olsun inşallah.
Sevgiler


Devamını Oku »

5 Ekim 2014 Pazar

Benim Bayramlarıma Ne Oldu?

5 Ekim 2014 Pazar



Hani çok klasiktir ya! Nerede o eski bayramlar diye söylenip dururuz. Hatta artık bu cümlenin bile değeri yokmuş gibi gelir bazen.

Az önce kendime sordum, benim bayramlarıma ne oldu? Yıllar öncesine götürdü beni bu soru.
Çocukken bayram alışverişlerimiz olurdu ama ne alışveriş. bir heyecan bir telaş. Bayramlıklar alınırdı kardeşlerim ve ben yatağımızın sağına soluna uygun neresi varsa özenle dizerdik onları. Mesela babamın koyu gri bir ayakkabısı vardı rugan, klasik bayılırdım o ayakkabıya. Bir bayram arefesi alışverişe çıktık. Bana ayakkabı bakıyorduk düz gri rugan bir pabuç gördüm rafta. Hiç unutmam ayakkabıcının adı Altın Kundura idi. 7 veya 8 yaşındayım. Hayatımda ilk defa bişeyi o kadar tutturdum belki sırf babamla aynı renk aynı model giyeyim diye. Oysa annem bana kırmızı veya beyaz pabuç bakıyordu çünkü kıyafetim kırmızı beyazdı:) O kadar ısrar etmişim ki mecburen onu da aldı beyaz pabuçta aldı. Eve geldik ayakkabıları çıkardım sehpanın üzerine koydum heyecanla babamı bekledim "bak baba aynı giyeceğiz" diyebilmek için. Çocukların bayram ayakkabıları ile yatma hikayesi vardır ya, ben bu ayakkabılarla yattım işte o gece.
Şimdiki çocuklara bakıyorum, mesela benim oğlum! Bayram alışverişinde şunu söylüyor "anne benim kıyafetim yok mu niye şimdi burada oyalanıyoruz?"
Çok ziyaretimiz olurdu bayramlarda. Babamın büyük akrabalarını ziyaret ederdik çikolatalar, şekerler pastalar elimizde. Sıraya koyardık ziyaretleri. Annemin akrabaları Sakarya'da. Eğer oraya gidemediysek mektup kartpostal gönderirdik günler öncesinden. Ya şimdi? Facebook duvar kutlamaları, whatsapp veya sms toplu mesajları ve mailler ile kutlanır oldu bayramlar.
Kurban bayramları için de adetlerimiz vardı değil mi? Kurbanlar kesilir, kestirilir komşular için parçalara ayrılır ve dağıtılır. Bunun zevki çok başkaydı. Ya şimdi? Kesimhanede kesiliyor orda dağıtılsın diye bırakılıyor veya işleyişini ve görevini tam bilmediğimiz yardım(!) dernekleri bir bedel söylüyor kurban bedeline eş değer. Vatandaş bunu ödüyor ve kurban kesme görevini yerine getirmiş oluyor. Nasıl ama:)

İşte size "benim bayramlarıma ne oldu?" sorusuna minik örneklerle cevap.
Peki, sizce benim bayramlarıma ne oldu?
Sevgiler


Devamını Oku »