bu tarz benim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bu tarz benim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ocak 2015 Cumartesi

Balon Şöhretler Sahnede!

3 Ocak 2015 Cumartesi

31.12.2014 tarihinde magazinmatik.com'da yayınlanan yazım
Arkadaşlar yazıma geçmeden önce belirtmek istiyorum; yazı içinde geçen kampanyaya destek vermek isterseniz tam burayı tıklıyorsunuz.
Konu ile ilgili fikir ve yorumlarınızı da bekliyorum. Şimdi yazımı aynen paylaşıyorum sizlerle.

Bundan bir süre önce yine bu köşede yazmıştım kavga ile besleniyoruz diye. Yine benzer bir proje hazırlanıyor ve baş rol oyuncuları yine tanıdık isimler.
  

Haftalar boyunca izlediğimiz, bir çok sansasyona sahne olmuş bir yarışma programıydı Bu Tarz Benim. Köşe yazarlarına malzeme oldu, altın gününe giden kadınların konusu oldu. Sosyal medyada yarışmacıların taraftarları birbirine girdi hadise oldu. Görkemli bir final beklerken, bari bunu iyi yapsınlar derken o da tam bir fiyasko oldu. Günlerce skandal olarak anıldı ki bana göre de öyleydi. Tüm bunlarla paralel izlenme oranları arttı duymayan kalmadı bu yarışmayı. Yarışmadaki kızlarımız gündeme geldi hayran kitleleri oluşup büyüdü. Bir vasfı olmayanların, meziyeti olmayanların nasıl böyle kitleleri olur onu da anlamış değilim ya neyse! Bu ünlü kızların popülerliği değerlendirilmeliydi, balon şöhretlerin bir yerinden yakalanıp faydalanılmalıydı, öyle de oldu.
Bir tv kanalında müzik yarışması başlayacakmış. Bu projede tanıdık isimlerin olduğunu duydum. Nur Bozar var backstage yani kulisten, soyunma odasından oralardan bir yerlerden yarışmanın sunumunda olacak. Başarabilir mi? Kısmen evet ama bir sunucuda beklenen istenen, en azından benim beklediğim etkileyici ses tonu ve vurgulu konuşma yeteneğidir. Nur Bozar'ın bunlara sahip olduğunu düşünmüyorum. Evet  akıcı konuşuyor ama yeterli değil. Kendinde barındırdığı vasıflarla kalıcı olamaz, yanılmayı çok isterim.
Özlem Özden jüri üyesi olacakmış. İşte bu bir tam kabus. Bir müzik yarışmasında ritim kulağı bile olmayan biri nasıl jüri olur aklım almıyor. Neyi nasıl değerlendirecek? İzleyenler lütfen gözünün önüne getirsin onun danslarını! Metronomu bile duyamıyor, şarkı söyleyemiyor. Onu bırakın yarışmanın bir bölümünde hazırladığı şarkıcı konseptinde okuduğu çalıştığı şarkıya playback yapamadı. Yani müziğin her tarafında beceri sıfır. Eğer proje hakkında söylenenler doğruysa, bu bir müzik yarışması ve Özlem Özden jüri ise gerçekten ben bunu müzik camiasına hakaret sayarım. Tıpkı Hadise'nin jüri olup, onunla da kalmayıp o alanda koçluk yapma cesaretine gösterdiğim tepki gibi! Yahu Özlem Özden jüri üyesi olarak yorumunu yaparken, yarışmacı düşer bayılır anlamaya çalışıp beklemekten. Şimdi bu insanlar taze şöhret ya, kısa bir süre sonra kaybolacaklar ya yapımcılar bunu değerlendirmek istiyor. İyi güzel de madalyonun diğer yüzü kimsenin aklına gelmiyor mu?
Bu gibi isimler böyle programlara sunucu jüri v.s olurlarsa bir Gülgün Feyman, bir Ayşe Egesoy denginde sunucu görebilir miyiz biz? Nasılsa her gün birileri şöhret oluyor gündemde olan, medyatik olmayı bir şekilde başarmış insanlar her daim var. Hevesleri de sonsuz olunca istedikleri oluyor.
Biliyor musunuz? İletişim fakültesi mezunları ve öğrencileri ilgili kanalın patronlarına bir mektup yazmış "Artık Yeter" başlığı ile. Hatta bir imza kampanyası başlatmış bu gençler, gidişata dur denilmesi için. Ben imzaladığımda yaklaşık 13 bin kişi destek olmuştu bu güzel kampanyaya. Çocuklar haksız mı? Dilerim bu girişimleri ses getirir, gerçek tv izleyicisi rahatlar.Bu durum diziler, sinema filmleri hatta tiyatro sahneleri için de geçerli. Yetenek ve eğitimin hiç önemi yok. Biraz medyatik olduysanız ki ne şekilde olduğu hiç önemli değil, kocaman kocaman kanalların ana haber sonrası yayınlanan dizilerine baş rol olabilirsiniz. Bu işin eğitimini alanlar oturup hayal kursun! Düzen değişir mi? Yapılan hamleler hedefe ulaşır mı? Tamamen umutsuz değilim ama arz talep gerçeğinin de farkındayım.
Bu gibi toplumsal olaylarda talep ettiklerimizin doğruluğunu, nereye varacağını düşünüp değerlendirecek seviyeye ne zaman geliriz bilmiyorum. Her geçen gün vıcık vıcık olduğuna inandığım bu sektörü gördükçe ben, tek kanallı tv dönemlerini özlüyorum. 5.Mevsim isimli müzik eğlence programı başlasa Ayşe Egesoy sunsa biz izlesek, dinlesek olmaz mı?
Sevgiler

Yazının sitedeki hali için tık tık



Devamını Oku »

22 Aralık 2014 Pazartesi

Yine mi Ekran Zehirlenmesi?

22 Aralık 2014 Pazartesi

21.12.2014 tarihinde magazinmatik.com'da yayınlanan yazım

Haftalardır bu finali mi beklemişiz biz diye soruyorum muhataplarına!
Bir süre önce yine burada, bu köşede yazmıştım Bu Tarz Benim isimli  yarışma programı hakkında. Ve eleştirmiştim bazı gözüme çarpan detayları.
İlgi çekici bir proje olsa da eksikti, hatalı ve yanlış seçimleri vardı. Yine de iyi bir final bekliyordum ancak ciddi bir hayal kırıklığı yaşadım.
Finalde birincinin belirlenmesi yüzde 50 jüri yüzde 50 sms oyları ile olacaktı değil mi? Onlar herkesin böyle olduğuna inanacağını düşünüp
ilginç bir kurgu hazırlamışlar.
Final programının son reklamına kadar olan bölümü bant yayın kalan 10-15 dakikalık bölüm ise canlı yayın. Bant olan bölümde herşey bildiğimiz gibi
Hande Yener konuk jüri (o da ayrı bir tartışma konusu, bu insanların profesyonellik anlayışları bilindik değerlerimizin üstünde!). Program devam ediyor
eğleniliyor, kostümler değişiliyor. Ekranda izlediğimiz jüri üyeleri, seyirciler, daha önce elenip oraya yorum yapmak için gelen eski yarışmacılar ve finale kalan
yarışmacılar. Ve tabi ki seyirciler. Program esnasında sms numarası verilip izleyiciden destekçisi oldukları yarışmacıya oy anonsu yapılıyor ara ara.
Final programının son bölümüne geçiyoruz, reklamlar bitiyor. Ekranda gördüklerimiz, Öykü Serter finale kalan yarışmacılar ve ikizlerin annesi.
Normal de bu gibi yarışmalarda sunucu açıklama yapmadan önce uzatır da uzatır konuyu.Araya vtr girilir eski günlerden bant yayını yapılır hem hatırlatma
hem heyecanı arttırma amacıyla. Hayır bu defa reklam bitiyor yayına giriliyor ve Öykü Serter iki defa saati söyleyip, canlı yayında olduklarını hatırlatıyor.
hemen ardından sonucu açıklıyor. Yine normal şartlarda o ikizlerin birinci olduklarını öğrendikleri anda havalara uçması lazım değil mi? Çok kötü oyuncular!
Beceremediler mutlu olmuş çok sevinmiş rolü yapmayı. Peki jüri neredeydi? Ya seyirciler, ya eski yarışmacılar? Reklama girmeden hepsi orada değil miydi?
O kızlar çok büyük ihtimal birinci olduklarını ilk öğrendiklerinde gidip jüriye sarıldı ağlaştı mutluluklarını paylaştı. Ama bu 15 dakikalık canlı yayında
yerlerinde bir kaç santim hareket ettiler. Her hafta sonu taçlarını Kemal Doğulu takardı, birinci olduklarına Öykü Serter taktı! Ayşenur'un umursamaz,
heyecansız tavrı da garip birşeyler olduğunu göstermiyor muydu zaten? Sanki her gün 100 bin lira kazanıyormuş gibi yalandan sevinmiş pozları vardı.
ikizlerin. Nasıl da kötü bir oyunun içince kötü bir oyuncu olarak sırıtıyordu hal ve hareketleri.
Bir gün önceki yayında jüri üyeleri veda konuşması yapıp yarışmacıları ağlatmıştı zaten izleyenler hatırlar. Jürinin veda görevi orada bitmişti. Önceden
hazırlanmış bu senaryoyu kim yazmışsa, yönetmeni kimse bilemiyorum çok başarısız bir iş çıkardılar.
Program bittiğinde, yarım saat içinde 16 tane mail ve mesaj aldım. Beni tanıyan tanımayan insanlar yazmıştı bu rezilliği "gördünüz mü?-izlediniz mi? diye. Hatta
biri programın canlı yayın diye anons edildiği sırada instagramda kahve içtiği mekanda paylaştığı fotoğrafını göndermiş Nur Yerlitaş'ın.
Çok başarılı bir iş çıkardığını zanneden ekip önemli bir detayı atlamıştı. İzleyici artık çok bilinçli. Bu oyunun gerçek olduğuna inananlar çok azdır. Onlar da
muhtemelen yarışmayı öylesine arada takip edenlerdir. Oysa ki bu yarışma ciddi izleyici kitlesine sahipti.
Bu kadar umursamaz ve dikkatsiz yaptıkları kurguyu bağladığım tek bir sonuç var. Son zamanlarda programın başka bir kanala ve başka bir yapımcıya satıldığı
konusunda yazılar okuyoruz duyuyoruz. 'Biz işimizi yaptık öyle veya böyle programı tamamlayalım bundan sonra program lekelenmiş, kirlenmiş bizim
derdimiz değil' diye mi düşündüler acaba diyorum. Çünkü bu kadar profesyonel bir ekibin bu kadar basit hataları yapması akıl alır gibi değil.
Yerel bir gazetenin web sitesin iki gün önce yarışma sonucu açıklanmış zaten. Muhtemelen yayına giden seyircilerden biri bilgiyi sızdırmış. Yani olaya neresinden
bakarsanız bakın çok kötü bir kurgu var karşımızda.
Camia içinden bir insan olarak kurgu yapılmasın demiyorum, senaryosuz olsun demiyorum ancak her şeyin bir oluru var. Renk katmak için, akıcı
olması adına hatta ticari kaygıyla hepsi yapılabilir ama akıllıca. Bu basit hatalar bana göre izleyiciye hakaret.
Yani 'siz bir şey bilmiyorsunuz, dünyadan haberiniz yok biz sizi her türlü kandırırız, bu programın tamamının canlı yayın olduğuna
inandırırız' şeklinde düşünüldüğü kanısındayım. Bilmem anlatabiliyor muyum?
Twitter ve instagram paylaşımlarına da baktım, bir çok sitede yazılıp çizilenleri de okudum. "O son bölümü evinizde çekseydiniz elektrik parasına yazık" diyen mi
arasınız, "bu yaptığınız düpedüz dolandırıcılık" diye yazan mı ararsınız? Bu final skandalı ciddi olarak yayılmış durumda. Tabi bizim okuduğumuz gibi bunları
program ekibi de okudu. Bu saatten sonra tutumları ne olur bilemiyorum bildiğim tek şey ve artık bilinmesi gereken tek şey izleyici onların bildiği, tahmin ettiği
gibi bilinçsiz ve vurdumduymaz değil!
Bir tv programı skandalını daha birlikte yaşadık gördük. #butarzbenim etiketi ile aratıp okuduğumuz tüm yorumlar umarım yeni yapımlar için birer örnek teşkil eder.
Ülkem insanın her konuda burada olduğu gibi "farkında" olarak yaşamasını, tepkisini göstermeyi bilmesini, söylediğinin arkasında durmasını diliyorum.
Sevgiler






Devamını Oku »

18 Kasım 2014 Salı

Nur Bu Oyunu Bozar!

18 Kasım 2014 Salı







16 Kasım 2014 tarihinde Özhaber Gazetesi'nde yayınlanan yazım.

O tarz senin, bu tarz benim haftalardır bir sürü genç kız haftanın 6 günü giyindi süslendi kendilerince tarz olup çıktılar jürinin karşısına..
Kavgalar gürültüler isyanlar gözyaşları ile 9 hafta bitti yarışmada. Anladığınız gibi Bu Tarz Benim isimli yarışma programından bahsediyorum.
Yarışma programı oluşundan çıkıp toplumsal bir hale dönüştü Bu Tarz Benim. Yarışmacıların hayran kitleleri oluştu. En sağlam takipçi yarışmanın hanımefendi ismi Nur Bozar'a ait. Ve Nur Bozar bugün elenmek için gelmişti yarışmaya. 
Yarışmacıların 1980 lerin kıyafetleri ile çıkmalaraı gerekiyordu podyuma, konsept bu şekilde belirlenmişti ancak Nur Bozar sıadan bir kostümle geldi gitmek istediğini, yorulduğunu söyledi. Jüriden düşük not aldı ve bu sebeple elenme ihtimali olan iki kişiden biri oldu. Diğer riske girecek kişiyi de yarışmacılar belirledi. İkizler olarak bildiğimiz Aycan-Nurcan Şencan kardeşler Nur'un yanında son oylamayyı beklemeye başladılar.
Nur Yerlitaş ve Uğurkan Erez Nur'un kalması yönünde oyunu kullanırken İvana Sert ve Kemal Doğulu Nur Bozar gitsin dediler. Konuk jüri Nihat Doğan'ın kararı sonucu belirleyecekti ve Nur Bozar gitsin dedi ve bana göre en iyisi oldu. 
Nur Bozar'ın güzelliği,hanımlığı ve kendini ifadesi çok iyi ancak bu bir tarz yarışması ve o asla tarz bir kız olamadı başından beri. Ve orada tarz olmayan çok yarışmacı var gidenlerin içinde ve kalanların içinde. 
Nur'un bu kararın sebebi ne olabilir? Yeterince isim yaptı daha fazla strese girmesine gerek yoktu gitmeyi istedi. Bu bir seçenek. Veya tükenmişlik sendromu içine girdi ve böyle bir karar verdi bu da diğer seçenek. Sebep her ne olursa olsun bu gece onu hiç beğenmedim hiç bir anlamda. Saygısızlık, bakışlar jest ve mimikler çok çirkindi asla yakıştırmadım. 
Popüler oldu bu yarışmada, instagramda 300 bine yakın takipçisi var yaptığı herşeyi alkışlayan. Şimdi dizi teklifleri, reklam teklifler hatta sahne teklifleri alır bir süre devam eder sonra sönüp gider. Alt yapısı olmayan anlık patlama yaşayan şöhretler gibi. Bugüne kadar Nur Bozar'ı hanımlığı ile takdir ediyordum ama bu akşam sergilediği çirkin tavırdan dolayı kınıyorum.
Yarışmanın bugünkü formatına gelirsek, 80 leri görmüş biri olarak bugünün en iyisi Ayşegül bana göre ama genel anlamda yazık ki o da tarz değil. Benim favorim ikizler, yani Aycan-Nurcan Şencan.
Biraz gerçek biraz kurgu olduğunu düşündüğüm yarışmanın en sağlam, en donanımlı ve duruşunu asla bozmayan tek ismi kesinlikle sunucu Öykü Serter. Onun başarısı ve duruşu umarım oradaki genç kızlarımıza örenk olur ve kendilerini biraz donatırlar. Fazla boyanmak veya süper mini giymekle gidilecek yol bellidir bir yerde tıkanırlar. Sürekli konuşup eleştiri yapacaklarına tek bir program Öykü Serter'i izleseler belki bişeyler öğrenirler.
Sevgiler


Yazının sitedeki hali için tık tıkk





Devamını Oku »

24 Ekim 2014 Cuma

Senin Tarzın Hangisi?

24 Ekim 2014 Cuma
Senin Tarzın Hangisi?





Bir kavga bir kıyamet uzun zamandır tv ekranlarında. Kavga ile besleniyoruz vesselam.

Bir kaç haftadır takip ettiğim bir program "Bu Tarz Benim!" Artık herkes kıyısından köşesinden vakıf yani bu show programına. Ben fikrimi söylemezsem olmazdı değil mi?

Programın sunucusu başarılı isim Öykü Sertel. Onu BBG evini sunarken tanıdı bir çoğumuz ve sevildi açık söylemek gerekirse. Ben onu çok başarılı buluyorum mesela. Eline hazır metin tutuşturulan yapma bebek tabir ettiğim sunucular gibi değil, donanımlı biri. Konuşma metinlerini kendisinin hazırladığını da duymuştum. Sunduğu programlara da bakarsak idaresi zor hepsi. Kavganın dövüşün tam içinde. Bir yandan profesyonel sorular sorup yarışmacıları konuştururken diğer tarafta yatıştırmayı biliyor, yani kısaca işini iyi yapıyor. Bir çok madalyası olan bir yüzücü olduğunu da söyleyeyim bilmeyenler için. Evet bu yarışmada da işini hakkıyla yapıyor Öykü Sertel, hatta programın ekran önünde olan en başarılı ismi o bu yarışmada.
Bu Tarz Benim isimli bu yarışmanın jürisinde Nur Yerlitaş var. O yarışmacı kızları bir yerden yere vuruyor, bir yere göğe sığdıramıyor. İsimler takıyor donetella, prenses, kraliçe lady vs ardından sıfırcı öğretmen edasında başlıyor azara ve yarışmacıların yaşadığı şok! Asla yerinden kalkmıyor ayakta göremedim ben kendisini. Bir şey daha dikkatimi çekti; yarışmacının çantası maviyse onu yeşil görüp eleştiriyor doğruyu öğrenince "ışıklardan öyle gördüm" diyor, bu defalarca tekrarlandı. Diğer iki jüri üyesi aynı ışıkların altında değil mi? Bundan sonrası yorumsuz... Ayrıca tarz yarışmasının jürisi olan bu ünlü modacıyı  her seferinde aynı saçlarla görmekten ben sıkıldım, nokta.
Bir diğer jüri İvana Sert. O nasıl güzel, uyumlu ve dengeli bir kadın öyle. Yöneticiliğin tüm vasıflarını üzerinde taşıyor. Diğer jüri üyelerine inat daha ılımlı ama zaman zaman o da yarışmanın o garip atmosferinde çileden çıkıyor.
Ve Kemal Doğulu. Onun adını bir çok insan Hande Yener ile duydu. Öyle ya duyulmak için bir noktadan başlamak gerek. Makyöz, kuaför, modelist, şarkıcı, fotoğrafçı, sanat yönetmeni, klip yönetmeni şimdi de jüri üyesi. Bu yaptığı işlerde ne kadar başarılı onu bilemem çünkü saydığım mesleklerden sadece birini çok iyi biliyorum, o da Kemal Doğulu iyi bir solist değil. Jüri üyeliğine gelince; onun da fevri çıkışları rahatsız edici ama Nur Yerlitaş kadar itici görünmüyor gözüme bu anlamda.
Backstage Uğurkan Erez'i de atlamak istemem, kendisini samimi buluyorum ayrıca etik tavırlar sergiliyor bu da çok hoş.
Geldik evlere şenlik yarışmacılara. 100 bin lira ödül için yarışıyor bu genç kızlarımız. İlk günden bugüne sayısız kız yürüdü o podyumda ama ben son günlere elenmeden gelenlerden ve tabi aklımda kalacak kadar özellikleri olanlardan bahsetmek istiyorum.
Tuğçe; ben böyle bir kız hiç tanımadım. Sürekli ağlayan isyan halinde asla sağlıklı olduğunu düşünmediğim bir yarışmacı ve şansı yok bu yarışmada bana göre.
Özlem; 33 yaşında ama ergen gibi davranmaktan vazgeçmeyen bişeyleri hala aşamamış bir yarışmacı da o. Ve onun da hiç şansı yok. Sadece programın izlenmesine vesile olanlardan biri ve son günlere kadar kalıp sonra gidecektir.
Nur; güzeller güzeli bir kız. Duruşu olan tavrı belli, oturması kalkması çok iyi konuşması hitap edişleri birebir konuşmaları çok çok iyi. Üstelik diğer yarışmacılar ona karşı cephe almış sürekli üzerine gelirken... Ancak o da bu kadar pozitif özelliğini kostüm konusunda kullanamıyor onun da şansı yok bana göre.
Ayşenur; estetikli olduğu söylenen henüz 19 yaşında bir kız. Kavgaya meyilli, nerde nasıl davranacağını bilmeyen ve tabi ki tarzı olmayan biri. Dolayısı ile o da elenecek.
Gizem; çok güzel bir yüze sahip tek özelliği bu. Hep tartışmaların içinde, hep tartışmaların içinde... Onun da birinci olma şansı yok bana göre.
Aycan-Nurcan; bunlar ikiz ve eğer gerçekten bu bir tarz yarışması ise birinci olmalılar
Ayşegül; Başından beri bu yarışmada olmaması gereken biri. Bir tarz yarışması bu.
Bu program sonlandığında birinci olan yarışmacı hariç hepsi tedavi görecektir. Hatta jüri üyeleri bile. Bir beden bir ruh ancak bu kadar yıpratılabilinir.
Bunlar aklımda kalan yarışmacılar. Hiç izlemeyen varsa bir defa da olsa izlemelerini öneriyorum. Neden mi? Oradaki kızlar yarının kadınları. Siyaset dünyasında iş dünyasında olacaklar, dahası anne olacaklar. Toplulukta yaşamayı öğrenememiş kendini ve hakkını çirkin sözlerle savunan gençler bunlar.
Keşke böyle olmasa, keşke bir arada daha uyumlu olmayı öğrenebilsek, keşke bir çoban kavalına ihtiyaç olmasa yönlenmemiz için, keşke bu programı yazarken ne kadar güzel olduğunu anlatabilsem.
Kavga ile beslenen insanlarız demiştim ya, hayır bizim oksijenimiz şiddet.
Sevgiler

Devamını Oku »