yazilarim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yazilarim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ocak 2015 Çarşamba

Ah Şu Yemek Programları!

14 Ocak 2015 Çarşamba


Tv kanalları fazlalaştıkça, ilgililer yayın saatini nasıl doldururuz derdine düşüp arayışa geçiyorlar.

Maliyeti en az ve zaman olarak çekip uzatabilecekleri seçenek ise yemek programları oluyor.

Son günlerde bolca tv izleme fırsatım oldu. Kanal turlarında sık sık yemek programları ile karşılaştım, bazılarını izledim.
Çok güzel yemek yaptıklarını kusursuz yemek yaptıklarını zannedenlerin, hiç iddiası olmayan biri olarak bir çok hatasını buldum sizinle de paylaşmak istedim.
Mutfakta temizlik ve hijyene önem herkes için çok önemli değil mi? Sözde bu programda yemek yapıp sunanlar için de öyle.
Fakat yaptıkları ile söyleyip savundukları arasında o kadar fark var ki! Bir kısmında en belirgin hata şu: Saçlar uzun, fönlü omuzdan aşağı sarkıyor, hanımefendi orada yemek yapıyor bir de hijyenden bahsediyor. O saçlardan kaç tel iniyor acaba o yoğurduğu köftenin içine veya açtığı yufkanın içine? Onu geçtim saçlar, yapısı itibari ile toz toplar dipten uca kadar. O tozların hepsi yapılan yemeğin içinde yiyene afiyet olsun!
Başka bir örnek, diyor ki "ben eldiven takmam hijyenik olduğuna inanmıyorum". Peki eldiven hijyenik değil de senin sedefli beyaz ojelerin ne kadar hijyenik? Demek ki bunu soran olmamış kendisine bugüne kadar!
Bir beyefendi ise parmak üstündeki kıl tüy yoğunlu ile eldivensiz mercimekli köfte yaptı. Buyurun buradan yakın! Bunun hakkında daha fazla yorum yapmasam iyi olacak.
Ve ortak bir hata daha. Herhangi birşey yoğuruyorlar elleri yağlanıyor. Oradan bir kağıt havlu çekip siliyorlar ellerini tamam temizlendi eller.
O ellerle diğer işlerini yapmaya devam ediyorlar. Ama hala hijyenden bahsetmeyi ihmal etmiyorlar.
Bunlar dışında yemeklerin ait olduğu yöreleri karıştıranlar, samimi olmak adına saçma sapan anılarını anlatanlar gayet sinir bozucu.
Bu programlarda bir husus daha var dikkatimi çeken; evde olan beş malzeme ile kolay yemek yapacağız şimdi diyor ve o beş malzeme arasında avokado diyor. Kaç evde hazırda avokado bulunur? Şimdi meyve salatası yapalım, meyvelerinizi atmayın israf etmeyin diyor kivi ve muzun da içinde olduğu meyveler çıkartıyor ve başlıyor hazırlamaya. Güya ekonomik davrandı. Yahu burası Türkiye! Burada açlık sınırında seni izleyenler var, muzu tane ile alanları biliyorum, gözlerimle gördüm. Çöpe atma ziyan olma gibi bir durum söz konusu bile değil bir çok evde.
Sen nerede yaşıyorsun sayın yemek ustası!
Yemek programlarına karşım tepkim bunlarla sınırlı değil. Ramazan aylarını hatırlayın lütfen. Her kanalda gündüz kuşağında bir usta yemek yapıyor. Güya iftar için fikir veriliyor. Tatlılar tuzlular bir kg kuşbaşı etle yapılan dört kişilik yemekler. Yukarıdaki örnekte de altını çizdiğim gibi bir kg kuşbaşı eti dörde bölüyor benim işçim dört ayrı yemek yapıyor! Hadi bunu da geçtim millet oruçlu canı çekmiyor mu orada yapılanları? Yok onu düşünen kim? Sabah bir başlıyorlar peş peşe tarifler çeşit çeşit, masalar döşeniyor sunumlar nefis. İftar sonrası bir sürü abuk dizi, izle izle bitmez. Bir kanalda demiyor ki iftar sonrası bu tarifleri verelim insanların nefsine darbe yapmayalım yazıktır günahtır diye.
Yemek programları dışında bir de yemek blogları var. Ben de bir blog yazıyorum, bir yaşam blogum var. Bu sebeple her türlü blogu takip ediyorum.
İşini gerektiği gibi yapan yemek blogları elbette var ama gözüme fazlası ile batanlar da azımsanmayacak kadar çok.
Onlar neler yapıyor derseniz izah edeyim. Hanımefendi yemek tariflerini yazmak için blog açmış ama blogunu veya sosyal medya hesaplarını incelediğinizde asıl amacının görkemli yaşantısını tanıtmak olduğunu görüyorsunuz. Bir yemek blogu neden evindeki lüks yaşantısını fotoğraflasın ki? Yaptığı yemeğin fotoğrafını çekerken çok şık mutfağını gösterecek diye fotoğrafın az bir kısmında asıl amaç olan yemeği  görebiliyorsunuz. Bir başka yemek blogu aşamalarla fotoğraflamış yaptığı yemeği, olması gerektiği gibi ama yuvarladığı kurabiyenin hamuru tırnaklarının içinde, baktığınızda görüyorsunuz.
Bu yazıyı okuduktan sonra karnınız mı acıkır siniriniz mi bozulur biliyorum ama belki bu kendini kusursuz zannedip, orada burada boy gösterenler denk gelir diye yazmak istedim. Kimbilir belki hataları ile yüzleşirler.
Mesele kaş yapayım derken göz çıkarmamakta değil mi?
Sevgiler


Devamını Oku »

9 Ekim 2014 Perşembe

Sosyal Medya Şövalyeleri

9 Ekim 2014 Perşembe
Sosyal Medya Şövalyeleri



Merhaba
Şövalyenin anlamını hepimiz biliriz ve çoğu zaman kullandığımız cümlenin başına, sonuna iliştirip değerlendiririz değil mi? 
Peki ne oldu da bu yazıma ben bu ismi uygun gördüm? Ülkemiz uzun zamandır zor günler yaşıyor, milletçe çok yıpranıyoruz. Zaman zaman içimizi facebook, twitter gibi sosyal ortamlarda duvarlara döküyoruz arkadaşlarımızla o yazı altında fikir alışverişi yapıyoruz. Veya bunun dışında anlık öfkemizi, sevincimizi yine aynı noktalara taşıyoruz. Bunu olması gerektiği gibi mi yapıyoruz? Asla!
Sempatizanı olduğumuz parti hakkında, onu görebilecek arkadaşlarımız olduğunu düşünmeden abuk yazılar yazıp paylaşıyoruz. O partiye ne kadar yakınız? Bu yazdıklarımız kime ne fayda sağlayacak? Onca insanla aramızın bozulduğuna değecek mi? Hiç düşünmeden yazıp çiziyoruz. Biz oraya yazınca, hakaret küfür edince tüm devlet problemleri çözülüyor herkes refah içinde yaşamaya başlıyor. Şövalye efendisi adına savaştı, onu korudu görev tamam uyuyabilir rahat rahat. 
Bir örnekte yaşanan afetler, milletçe yaşadığımız yaslarla ilgili. Mesela Soma faciasındaki ilk bir iki gün çok farkında değildi sanki insanlar, sonradan coştu bir çoğu. Profiller karartıldı, asla unutmayacağız sloganları herkesin duvarında. Çizmeleri ile sedyeye çıkmak istemeyen işçimizin bu haberi binlerce profilde paylaşıldı. Eğer arkadaş listesinde birisi şarkı türkü paylaştıysa, ona 'duyarsız, sen insan mısın?' şeklinde hakaretler bile eden oldu.O zaman da bir yazımda yazmıştım "kaç gün kararacak profiller" diye.Üç gün milli yas ilan edildi ve o üç günü nasıl beklediler bilmiyorum, yine profillerde en afilli makyajlı janti fotoğraflar çiçekler böcekler oluştu. Paylaşımlar birden değişti. Atarlı, giderli özlü sözler şarkılar türküler rengarenk profiller. Bu nasıl hızlı bir geçiş ben bilemedim. Birkaç gün ölen işçilerimiz için şövalyelik yaptılar orda da tamam görev. . 
İşte farklı bir örnek daha. Beyefendi veya hatun kişi sinirlenmiş birine, başlıyor yazmaya hedefi belirsiz yazısını "bana yanlış yapılmaz adamı şöyle yaparım böyle yaparım, mermiden hızlı mı koşuyorsun, ya ölürüm ya öldürürüm affetmem" gibi gibi. Profillerde tabancalı fotoğraflar herkes kabadayı, herkes Kurtlar Vadisi'nden fırlamış.Yahu kardeşim adama sorarlar bu sözler bu atarlar kime? Bu sözlerin muhatabı kim? Peki ya sen kimsin?! Bu şahısta egosunun şövalyesi, onun da görevi tamam. 
Cumhuriyeti facebook duvar yazıları ile kurtardık, dinimizi attığımız twittlerle savunduk. Hepimizin görevleri tamam. 
Her gün yenilenen gündemle farklı kişi ve olayların şövalyeliğini yapmaya devam edeceğiz, tüm samimiyetsizliğimizle. 

Sevgiler
Devamını Oku »

1 Mayıs 2014 Perşembe

Regaib Kandili

1 Mayıs 2014 Perşembe

Regaib-kandili


Merhaba Arkadaşlar;

Bu gün Regaib Kandili. Bu özel gün ve gecenin önemini yazmak istedim. Biraz bildiklerimden biraz da araştırdıklarımdan.

Regaib nedir? Bolluk, bereket, fazilet anlamına gelir. Bu bile insanın içine huzur dolması için yeterli değil mi?
Peygamber efendimiz bu gece ile ilgili "Duaların geri çevrilmeyeceği 5 geceden biridir" demiş.
Bu geceye Regaib ismini melekler vermiş.Bu gecede yapılan dua kabul olur, namaz oruç sadaka gibi ibadetlere sayısız sevaplar verilirmiş.
Üç ayların başlangıcı olan bu gece hepimize bolluk bereket getirsin, bu güzel gece hepimize mübarek olsun.

Devamını Oku »

27 Nisan 2014 Pazar

2013-2014 Sezon Şampiyonu Fenerbahçe'm

27 Nisan 2014 Pazar



                                            "Aç Kapıyı Veysel Efendi Şampiyon Geldi" :))

Mutluluğumu hangi sözlerle anlatabilirim bilemiyorum.

Kendimi bildim bileli Fenerbahçe hayranıyım birçok kupa gördüm ve birçok rekor yaşadım. Ancak bu defa herşey başka. Mesela Nisan ayında kaç takım 9 puan farkla şampiyonluğunu ilan eder? Veya rakip takımların sezon boyunca ileri geri sloganlarla iddialı demeçlerle Fenerbahçe min şampiyon olamayacağını anlatmasına ne demeli? Ya şike davası, iftiralar yıpratma taktikleri?  Bunun gibi bir çok sebep var ve bu şampiyonluk başka işte..

Sosyal medyada rakip takım taraftarlarını izliyorum. Kutlayanlar var elbet ama hala ileri geri konuşup saçmalayanları da görüyorum. Büyükleri öğretmemişler "bükemediğin bileği öpeceksin" :))

Avrupa Kupalarında sonsuz başarı diliyorum...



Teşekkürler Fenerbahçe'm




Devamını Oku »

19 Nisan 2014 Cumartesi

Garden Event Blogger Etkinliğinin Heyecanı :))

19 Nisan 2014 Cumartesi
31 Mayıs ta 25 blogger katılımı ile gerçekleşecek etkinliğimizin heyecanını yaşıyoruz.

Esmer Güzeli blog ve benim facebook sayfam Her Gün 1 Yeni Bilgi (Kadınlar İçin) ile
ortak gerçekleştirilen bu organizasyonun tüm detaylarını sizlerle paylaşacağız.

Biz çok heyecanlı ve enerji doluyuz her şeyin en güzeli olsun çabasındayız. Katılımcı blogger arkadaşlarımız ve sponsor firmalarımızla kusursuz bir etkinlik olması için çabalıyoruz. Yoruluyoruz ama değecek buna biliyoruz.

Etkinliğin gerçekleşeceği mekan Gayrettepe de şık bir restaurantın cıvıl cıvıl bahçesi. İşte bu sebeple bu etkinliğin adı Garden Event.

Şimdilik bu kadar bilgi vereyim devamı ilerleyen günlerde. Sağlıkla kalın :))



Devamını Oku »

9 Nisan 2014 Çarşamba

Müslüm Gürses'in Bu Albümü Bomba :))

9 Nisan 2014 Çarşamba
Merhaba;

Her konuda paylaşım yapacağımı söylemiştim şimdi müzikte dev bir isim Müslüm Gürses'in vefatından önce okuduğu son iki albümden biri olan "Benden Bu Kadar-Son Şarkılarım" isimli albümden bahsetmek istiyorum.

Kadırga Müzik imzası taşıyan bu albüm için en başta düşünülen şey; hayranlarının eski eserler tadında bir albüm istemesiymiş. Albüm dağıtıldıktan sonra  hayranları çok memnun kalmış.

Albümde 10 eser yer alıyor hepsi birbirinden güzel ve duygu dolu. İyi müzisyenler yönetmen ve aranjörlerle güzel bir iş çıkmış.

Bu albüm Müslüm Gürses in canlı okumuş olduğu son albüm olma özelliğini taşıyor. Bu anlamda "Benden Bu Kadar-Son Şarkılarım" isimli albüm, arşivlik bir albüm.

Muhakkak edinmenizi öneriyorum.

Müzikle dolu sağlıklı günler :))








Devamını Oku »