yarışma programı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yarışma programı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Kasım 2015 Cuma

Neye Niyet? Neye Kısmet?

27 Kasım 2015 Cuma
kismetse-olur-skandal

Merhaba

Beyaz cam kabusu yaşamaya devam ediyoruz. Duyduklarımız, okuduklarımız bize "pes" dedirten cinsten. 
Kısmetse Olur isimli yarışma(!) programından bahsediyorum, yoksa tv dizisi mi demeliydim? Olup biteni hayretler içerisinde izledim ve şunu dedim kendime "biz hep böyle kandırıldık mı?" Evet muhtemelen kandırıldık. 
Bir yarışma programı hazırlanıyor, web sitelerinde başvuru formu var. Kimbilir kaç kişi evlenmek veya başka bir umutla o formu doldurdu, dolduruyor. Ve muhtemelen formlara bakan bile yok. Anladığım kadarı ile yapımcıların baktığı tek form cast ajanslarda bulunan özgeçmiş formları yani cv ler. Şimdi burada gülsem mi ağlasam mı? Bilemedim ben! 
Yarışmanın formatında evler gözetleniyor ama o evler kızlı-erkekli değil. Kızlar bir evde erkekler başka evde. Sms ler geliyor seyirci birilerine destek oluyor eletmiyor, yarışmacı birilerine destek oluyor eletmiyor bir sürü detay ezberletiyorlar insanlara. İnanabiliyor musunuz? Boş yere. İzleyici birilerini belirliyor ve onun için sms atıyor destek veriyor. Ama desteklediği kişi aslında yok, yani yok öyle biri. Muhatapları yel değirmeni anlatabiliyor muyum? 
Bir yapımda renk olması, dikkat çekmesi için benzer şeyler yapılabilir, hele ki sektörde kıran kırana rekabet varken ama böylesi değil. Yapımın tamamı renk olmuş kimsenin haberi yok. Kliplerde oynayanlar, dizilerde sinema filmlerinde, reklamlarda oynayanlar, farklı yarışma programlarından zıplayanları toplayıp tıkmışlar evlere. Yurdum insanı da "şu şuna yakışır-tüh öyle yapmasaydı-ah yazık oldu oğlana" şeklinde ekran başında dövünüp duruyor. Yani bu kadar mı kullanılmaya müsait tv izleyicisi? İzleyiciyi nasıl gördüklerini çok merak ediyorum. İnanın sanıldığı kadar saf değil insanlar, sadece birinin dürtmesi gerekiyor sonra hepsi Sherlock Holmes oluyor. 
Sosyal medyada konu ile ilgili sayfalar açılmış, deşifre edilen şeyler bana göre korkunç bir tablo sergiliyor. Şimdi gelelim olayını farklı boyutuna bu yarışmayı hazırlayan yapım şirketi aynı zamanda İşte Benim Stilim isimli yarışmanın yapımcılığını da yapıyor. Buna ne dersiniz? Orada cıyaklayan kızların yurdum genç kızı olduğuna, en azından ilk bölümde olanların yurdum insanı olduğuna nasıl inanacağız? Aynı şirket farklı bir projeye daha hazırlanıyor cast ajanslar iyi iş yapacak anlaşılan. Benzer yarışmalarda cast oyuncuları yarışır, şarkı yarışmalarında ses değil hikaye kazanır. Bilgi yarışmalarına leke bulaştı mı bilmiyorum umarım olmamıştır böyle bişey. Elimizde bir o kaldı izlenesi yarışma programı olarak. 
Bu olaydan etkilenen sadece izleyici olmayacak elbette. Yapım şirketi muhakkak bir açıklama yapmalı onu geçiyorum. Yarışmadaki oyuncular şirkete hesap verecek, paylaşımları neden gizli değil diye. Bir de benzer yarışmalar var; onlar da kendilerini aklamak için açıklamalar yapacaklar en azından sözlü açıklamalar. Yani tabiri caizse çarşı karıştı! 
Son sözüm ise tv izleyicisine, lütfen ama lütfen böyle kurgular için ceplerinizi boşaltmayın. Heyecanlı bir şeyler izlemek istiyorsanız bir çok kanalda, sayısını bilemediğimiz dizi var ve hepsinde bir entrika bir düzen var onları izleyin. 
Ve sözlerim şimdilik bitti. 
Yarışma adı Kısmetse Olur değil mi? Kısmet değilmiş demek ki! 
Sevgiler

Bu yazım 26 Kasım 2015 tarihinde www.medyaextra.com da yayınlanmıştır.
Devamını Oku »

24 Ekim 2014 Cuma

Senin Tarzın Hangisi?

24 Ekim 2014 Cuma
Senin Tarzın Hangisi?





Bir kavga bir kıyamet uzun zamandır tv ekranlarında. Kavga ile besleniyoruz vesselam.

Bir kaç haftadır takip ettiğim bir program "Bu Tarz Benim!" Artık herkes kıyısından köşesinden vakıf yani bu show programına. Ben fikrimi söylemezsem olmazdı değil mi?

Programın sunucusu başarılı isim Öykü Sertel. Onu BBG evini sunarken tanıdı bir çoğumuz ve sevildi açık söylemek gerekirse. Ben onu çok başarılı buluyorum mesela. Eline hazır metin tutuşturulan yapma bebek tabir ettiğim sunucular gibi değil, donanımlı biri. Konuşma metinlerini kendisinin hazırladığını da duymuştum. Sunduğu programlara da bakarsak idaresi zor hepsi. Kavganın dövüşün tam içinde. Bir yandan profesyonel sorular sorup yarışmacıları konuştururken diğer tarafta yatıştırmayı biliyor, yani kısaca işini iyi yapıyor. Bir çok madalyası olan bir yüzücü olduğunu da söyleyeyim bilmeyenler için. Evet bu yarışmada da işini hakkıyla yapıyor Öykü Sertel, hatta programın ekran önünde olan en başarılı ismi o bu yarışmada.
Bu Tarz Benim isimli bu yarışmanın jürisinde Nur Yerlitaş var. O yarışmacı kızları bir yerden yere vuruyor, bir yere göğe sığdıramıyor. İsimler takıyor donetella, prenses, kraliçe lady vs ardından sıfırcı öğretmen edasında başlıyor azara ve yarışmacıların yaşadığı şok! Asla yerinden kalkmıyor ayakta göremedim ben kendisini. Bir şey daha dikkatimi çekti; yarışmacının çantası maviyse onu yeşil görüp eleştiriyor doğruyu öğrenince "ışıklardan öyle gördüm" diyor, bu defalarca tekrarlandı. Diğer iki jüri üyesi aynı ışıkların altında değil mi? Bundan sonrası yorumsuz... Ayrıca tarz yarışmasının jürisi olan bu ünlü modacıyı  her seferinde aynı saçlarla görmekten ben sıkıldım, nokta.
Bir diğer jüri İvana Sert. O nasıl güzel, uyumlu ve dengeli bir kadın öyle. Yöneticiliğin tüm vasıflarını üzerinde taşıyor. Diğer jüri üyelerine inat daha ılımlı ama zaman zaman o da yarışmanın o garip atmosferinde çileden çıkıyor.
Ve Kemal Doğulu. Onun adını bir çok insan Hande Yener ile duydu. Öyle ya duyulmak için bir noktadan başlamak gerek. Makyöz, kuaför, modelist, şarkıcı, fotoğrafçı, sanat yönetmeni, klip yönetmeni şimdi de jüri üyesi. Bu yaptığı işlerde ne kadar başarılı onu bilemem çünkü saydığım mesleklerden sadece birini çok iyi biliyorum, o da Kemal Doğulu iyi bir solist değil. Jüri üyeliğine gelince; onun da fevri çıkışları rahatsız edici ama Nur Yerlitaş kadar itici görünmüyor gözüme bu anlamda.
Backstage Uğurkan Erez'i de atlamak istemem, kendisini samimi buluyorum ayrıca etik tavırlar sergiliyor bu da çok hoş.
Geldik evlere şenlik yarışmacılara. 100 bin lira ödül için yarışıyor bu genç kızlarımız. İlk günden bugüne sayısız kız yürüdü o podyumda ama ben son günlere elenmeden gelenlerden ve tabi aklımda kalacak kadar özellikleri olanlardan bahsetmek istiyorum.
Tuğçe; ben böyle bir kız hiç tanımadım. Sürekli ağlayan isyan halinde asla sağlıklı olduğunu düşünmediğim bir yarışmacı ve şansı yok bu yarışmada bana göre.
Özlem; 33 yaşında ama ergen gibi davranmaktan vazgeçmeyen bişeyleri hala aşamamış bir yarışmacı da o. Ve onun da hiç şansı yok. Sadece programın izlenmesine vesile olanlardan biri ve son günlere kadar kalıp sonra gidecektir.
Nur; güzeller güzeli bir kız. Duruşu olan tavrı belli, oturması kalkması çok iyi konuşması hitap edişleri birebir konuşmaları çok çok iyi. Üstelik diğer yarışmacılar ona karşı cephe almış sürekli üzerine gelirken... Ancak o da bu kadar pozitif özelliğini kostüm konusunda kullanamıyor onun da şansı yok bana göre.
Ayşenur; estetikli olduğu söylenen henüz 19 yaşında bir kız. Kavgaya meyilli, nerde nasıl davranacağını bilmeyen ve tabi ki tarzı olmayan biri. Dolayısı ile o da elenecek.
Gizem; çok güzel bir yüze sahip tek özelliği bu. Hep tartışmaların içinde, hep tartışmaların içinde... Onun da birinci olma şansı yok bana göre.
Aycan-Nurcan; bunlar ikiz ve eğer gerçekten bu bir tarz yarışması ise birinci olmalılar
Ayşegül; Başından beri bu yarışmada olmaması gereken biri. Bir tarz yarışması bu.
Bu program sonlandığında birinci olan yarışmacı hariç hepsi tedavi görecektir. Hatta jüri üyeleri bile. Bir beden bir ruh ancak bu kadar yıpratılabilinir.
Bunlar aklımda kalan yarışmacılar. Hiç izlemeyen varsa bir defa da olsa izlemelerini öneriyorum. Neden mi? Oradaki kızlar yarının kadınları. Siyaset dünyasında iş dünyasında olacaklar, dahası anne olacaklar. Toplulukta yaşamayı öğrenememiş kendini ve hakkını çirkin sözlerle savunan gençler bunlar.
Keşke böyle olmasa, keşke bir arada daha uyumlu olmayı öğrenebilsek, keşke bir çoban kavalına ihtiyaç olmasa yönlenmemiz için, keşke bu programı yazarken ne kadar güzel olduğunu anlatabilsem.
Kavga ile beslenen insanlarız demiştim ya, hayır bizim oksijenimiz şiddet.
Sevgiler

Devamını Oku »