Gün Evinizde Başlar Hüzün Sarısı'nda Devam Eder...
sosyal medya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sosyal medya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Siber Çocuklar Siber Zorbalık

Siber Çocuklar Siber Zorbalık


Merhaba,
Bugün farklı bir konu ile geldim. Siber Çocuklar Siber Zorbalık gördüğünüz gibi yazımın başlığı. Öncelikle siber nedir onu yazayım bilmeyenler için. Siber internetle ilgili olan anlamındadır, İngilizce Cyber kelimesinden dilimize geçiş yapmıştır.
Baktığımızda internetin hayatımızı ne kadar kolaylaştırdığını görüyoruz değil mi? İş hayatımızda, özel ilişkilerimizde, dostluk ilişkilerimizde akrabalık arkadaşlık vs. Eskiden, bizlerin öğrencilik yıllarında bir dönem ödevi kabusu olurdu ve o dönem ödevi için, kaynak araştırmak amaçlı sabahın erken saatlerinden itibaren kütüphanede olurduk. Ama şimdi? Bir öğrenci böyle bir ödevi hazırlamak için bilgisayarı ve bağlı olduğu interneti sayesinde kısa sürede sayısız kaynağa ulaşabiliyor. -Kısaca gelişen teknoloji,7'den 70'e herkesin hayatını ciddi anlamda kolaylaştırıyor. Bu madalyonun görünen tarafı. Bir de görünmeyen tarafı var ki, işte burası asıl dokunmak istediğim yer! Siber Zorbalık!

Çocuklarımıza hayatlarını kolaylaştırmak için, bazen de onları mutlu etmek için bilgisayar, tablet hatta akıllı telefon alıp internet bağlantılarını sağlıyoruz. Dediğim gibi amaç sadece derslerinde, ödevlerinde kolaylık yaşamaları ve arada oynayacakları oyunlarla mutlu olmaları. Tüm iyi niyetimizle uyguladığımız bu durum yazık ki çocukların saf kalbi ve interneti av malzemesi olarak kullanan siber zorbaların sayesinde kabusa dönüşebiliyor. Nasıl mı?

Yaşanan örneklerle hatırlayalım! 10 yaşlarında bir çocuğa sosyal medya platformlarından biri üzerinden mesaj yazılıyor. Önce bir ağabey gibi konuşuyor siber zorba. Ardından görüntülü konuşmak istiyor. Çocuk kamerayı açıyor ve sonrasında kötü niyet ortaya çıkıyor. Çocuk kötü bir şeyler olduğunu hissederek görüntülü konuşmayı kapatıyor ancak siber zorbanın yazılı mesajları bitmiyor. Ailenin haberi olduğunda konu polis ve medyaya yansıyor. Ardından da bu kişinin ilk eyleminin bu çocuğa olmadığı ortaya çıkıyor.

Farklı bir örnek daha. Kız çocuğu 13-14 yaşlarında ve internet üzerinden biri ile tanışıyor. Kendisini 18 yaşında bir öğrenci olarak tanıtan genç ile bir süre internet üzerinden görüşüyor bu kız çocuğu. İlerleyen zamanlarda bu hikayedeki siber zorba bu kız ile görüşme talebinde bulunuyor ve bir parkta buluşuyorlar. Buluştukları yer çocuk parkı! Kendini 18 yaşında olarak tanıtan kişi de orta yaşlarda bir siber zorba. Polisin ip uçlarını birleştirmesi ve teknik takibi ile küçük kız bulunuyor, zorba da tutuklanıyor.

Biliyor musunuz? Bana göre bazı ünlü, videoları çok tıklanan youtuberlar da siber zorba. Nasıl mı?Videoları çok ilgi görsün diye bol küfürlü, bol hakaret kelimeleri içeren videolar çekip yayına veriyorlar. Daha önce o kelimeleri hiç duymamış çocuklar ilgi ile izleyip dinliyor videoları. Öğrenmemesi gereken sözcükler öğreniyorlar yazık ki.

Peki ya sırf para kazanmak için garip oyunlar hazırlayan yazılım şirketlerine ne demeli? Bu oyunlar yüzünden akıl sağlığını kaybeden, intihar eden çocukların sayısını biliyor musunuz? Bahse konu oyunlardan sadece biri yüzünden 6 ay içinde 130 gencin intihar ettiği iddia ediler. Bu nasıl bir sayı farkında mısınız?

Siber zorbalığın siber çocuklar üzerinde etkisi ve zararı çok daha fazla gördüğünüz gibi. Bütün amacı sağlıklı çocuklar yetiştirmek olan ebeveynlere bu noktada büyük iş düşüyor. Bazı aileler çocukları sadece internet bağlantısı ile mutlu oluyor diye sesini çıkarmıyor bu bağımlılığa, kimisi de çocuk sorumluluğunu bir parça üzerinden atmak için sesini çıkarmıyor. Peki ya bu geçici kontrol ihmalinin kalıcı zararları ne olacak? Bunun hesabını kim verecek?
Devletin de bu anlamda üzerine düşenler var. Zararlı yazılımları bir ekip kurarak keşfedip onay vermeyecek mesela. Çocuklara her anlamda dokunmanın cezası caydırıcı olacak. Ve mutlaka ilk öğretimden başlayarak çocuklara ve ebeveynlere dersler, seminerler verilecek.
Çocuklar bizim geleceğimiz; biz çocuklarımız korurken, yarınımızı da koruyacağız farkındasınız değil mi? Siber zorbalık hakkında sizlerin düşünceleri nelerdir ?


Devamını Oku

Sosyal Medya Şövalyeleri

Sosyal Medya Şövalyeleri



Merhaba
Şövalyenin anlamını hepimiz biliriz ve çoğu zaman kullandığımız cümlenin başına, sonuna iliştirip değerlendiririz değil mi? 
Peki ne oldu da bu yazıma ben bu ismi uygun gördüm? Ülkemiz uzun zamandır zor günler yaşıyor, milletçe çok yıpranıyoruz. Zaman zaman içimizi facebook, twitter gibi sosyal ortamlarda duvarlara döküyoruz arkadaşlarımızla o yazı altında fikir alışverişi yapıyoruz. Veya bunun dışında anlık öfkemizi, sevincimizi yine aynı noktalara taşıyoruz. Bunu olması gerektiği gibi mi yapıyoruz? Asla!
Sempatizanı olduğumuz parti hakkında, onu görebilecek arkadaşlarımız olduğunu düşünmeden abuk yazılar yazıp paylaşıyoruz. O partiye ne kadar yakınız? Bu yazdıklarımız kime ne fayda sağlayacak? Onca insanla aramızın bozulduğuna değecek mi? Hiç düşünmeden yazıp çiziyoruz. Biz oraya yazınca, hakaret küfür edince tüm devlet problemleri çözülüyor herkes refah içinde yaşamaya başlıyor. Şövalye efendisi adına savaştı, onu korudu görev tamam uyuyabilir rahat rahat. 
Bir örnekte yaşanan afetler, milletçe yaşadığımız yaslarla ilgili. Mesela Soma faciasındaki ilk bir iki gün çok farkında değildi sanki insanlar, sonradan coştu bir çoğu. Profiller karartıldı, asla unutmayacağız sloganları herkesin duvarında. Çizmeleri ile sedyeye çıkmak istemeyen işçimizin bu haberi binlerce profilde paylaşıldı. Eğer arkadaş listesinde birisi şarkı türkü paylaştıysa, ona 'duyarsız, sen insan mısın?' şeklinde hakaretler bile eden oldu.O zaman da bir yazımda yazmıştım "kaç gün kararacak profiller" diye.Üç gün milli yas ilan edildi ve o üç günü nasıl beklediler bilmiyorum, yine profillerde en afilli makyajlı janti fotoğraflar çiçekler böcekler oluştu. Paylaşımlar birden değişti. Atarlı, giderli özlü sözler şarkılar türküler rengarenk profiller. Bu nasıl hızlı bir geçiş ben bilemedim. Birkaç gün ölen işçilerimiz için şövalyelik yaptılar orda da tamam görev. . 
İşte farklı bir örnek daha. Beyefendi veya hatun kişi sinirlenmiş birine, başlıyor yazmaya hedefi belirsiz yazısını "bana yanlış yapılmaz adamı şöyle yaparım böyle yaparım, mermiden hızlı mı koşuyorsun, ya ölürüm ya öldürürüm affetmem" gibi gibi. Profillerde tabancalı fotoğraflar herkes kabadayı, herkes Kurtlar Vadisi'nden fırlamış.Yahu kardeşim adama sorarlar bu sözler bu atarlar kime? Bu sözlerin muhatabı kim? Peki ya sen kimsin?! Bu şahısta egosunun şövalyesi, onun da görevi tamam. 
Cumhuriyeti facebook duvar yazıları ile kurtardık, dinimizi attığımız twittlerle savunduk. Hepimizin görevleri tamam. 
Her gün yenilenen gündemle farklı kişi ve olayların şövalyeliğini yapmaya devam edeceğiz, tüm samimiyetsizliğimizle. 

Sevgiler
Devamını Oku
Blog Tasarım : Sosyal Medya Kafe
Hüzün Sarısı COPYRİGHT © 2014 TÜM HAKLARI SAKLIDIR.