Gün Evinizde Başlar Hüzün Sarısı'nda Devam Eder...
özhaber gazetesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
özhaber gazetesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Hüzün Sarısı Kimdir?


nihal-oran-kimdir





Merhaba Arkadaşlar;

Daha önce yazmış olduğum Hüzün Sarısı Kimdir başlıklı yazımı ara ara gelen sorular üzerine güncelliyorum. 19 Ağustos 2016 tekrar bir güncelleme:))
Hüzün Sarısı yani Nihal Yeşiltaç Oran kimdir? Nasıl biridir? Ne iş yapar?
Aslına bakarsanız yakın takipçilerim bir çok özelliğimi çözdü bile. Çok kapalı kutu biri değilimdir, oldukça şeffaf son lafını en başta söyleyen sürekli 10.köy arayan bir fani:)
13 Mart İstanbul doğumluyum. Burcum balık, yükselenim aslan. Kabus ve kaosun başladığı nokta işte burası:) En iyi anlaştığım burçlar yine su burçları, özellikle yengeçler. Yay kadınları ile de çok noktamız var ortak olan.
Mükemmel bir anne babanın 4 çocuğunun en büyüğüyüm. Yakın tanıdığınız Şirin Kanatlar blog sahibesi ailenin en küçük ferdi olur:)
Evliyim. 2 oğlum var biri bu yıl liseyi bitirdi, diğeri ana sınıfına başlayacak.
Şimdi soruları bir metin halinde yanıtlıyorum. 
En sevdiğim renk siyah, tuttuğum takım Fenerbahçe, asla tahammül edemediğim şey sahtekarlık. En önemsediğim duygu vefa En sevdiğim kozmetik ürünü oje. En sevdiğim yemek sorusuna beklediğiniz gibi bir cevap gelmeyecek üzgünüm, sahanda yumurta:) Ve tabi hamur işleri. Gıda Teknisyenliği okumuş birinin bu kadar sağlıksız beslenmesi tartışılası bir konu farkındayım. En sevdiğim parfüm Dior'un Cherie ve Jadore.
İnsan aşığı bir insanım. Dostluğa çok önem veririm. İyi bir dinleyiciyim. İyi sır tutarım. Aslında "iyi sır tutarım" cümlesi çok basit bir cümle biliyorum ama özellikle yazdım. Çünkü günümüzde sır tutmak ciddi bir meziyet ve ben bu meziyete sahibim. Sevincimi ve öfkemi paylaşmaktan çekinmem ama üzüntülü hallerimi kimse anlayamaz, annem hariç.
En sevdiğim şehir İstanbul. Görmek istediğim şehir ülkemin tüm şehirleri. Görmek istediğim ülkeyi şöyle açıklayayım. Önce ülkemin her karışını gezip görmem lazım. Sonra ömrüm yeterse uzak doğu ülkeleri. Hayranı olduğum tek sanatçı var o da Nilüfer. Müzik dinlerim tür ayırmam ama ağırlıklı olarak Türkçe pop dinliyorum. En sevdiğim dizi diye bişey yok dizi izlemiyorum.vakit sorunundan ama son olarak Zuhal Olcay'ın oynadığı dizi dikkatimi çekti, o var diye izlerim denk gelirsem. Yüksek Sosyete:)
Hiç pişmanlığın var mı demişsiniz evet var. 91 yılında yazmaya başladığım gazeteye kadrolu giriş teklif edildiğinde, iş yeri açmalıyım gibi saçma bir ideal uğruna kabul etmeyişim en büyük pişmanlığım.
Yakın olduğum parti MHP ama şunu belirtmeliyim; benim liderlerle işim yok. Benim için tek lider Atatürk! Sadece hem bayrağıma hem ezanıma sahip çıkabilecek içerikte bir parti olduğundan uzun yıllar önce tercih etmiştim. Şimdi durum tartışılır ama neyse... 
Bir de köşe yazarı olduğumu bilenler para alıyor musunuz yazdığınız köşelerden, kaç lira alıyorsunuz demişler. Para aldığım da var almadığım da var diye cevap vereyim buna:)
Atlamak istemediğim bir soru da bugün snapchatten geldi. Soru aynen şu "ilgi görüyorsunuz ama sevildiğinize inanıyor musunuz?" Çok güzel bir soru bu insanın kendisini irdelemesi için değil mi? Sevildiğimi biliyorum ama  sevmeyenim de çok fazla. Kimseye bir zararım olmaz aslında ama haksızlığa tahammül edemiyorum kendimi tutamıyorum. En çok instablogger kavramını kabul etmediğim için düşman oldular bana. Bir de içerik üretmeyip sürekli çekiliş yapıp basın bülteni yayınlayan sözde blog yazarları hiç sevemediler beni:) Benim sevmediğim hiç kimse yok, tek bir kişi bile. Kızdığım insanlar elbette var ama 'sevmiyorum' demem için öncesinde ciddi sevmiş olmam lazım:) 
He bu arada atlamayayım. Küçük oğlum doğduğunda aktif iş yaşamına ara verdim o aralar yani yaklaşık 2 yıl internet üzerinden kampanyalara ve çekilişlere katıldım çok zevkliydi. Güzel arkadaşlıklar kurdum. Hepsi çok özel benim için.
İş olarak neler yapıyorum blog dışında anlatayım.
Özhaber Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni
Bir müzik yapım şirketinin yani Kadırga Müzik, basın ve halkla ilişkilerini yürütüyorum. 
Medyaextra.com ve Özhaber Gazetesi'nde editörlük yapıyorum, köşe yazıyorum.
MagazinMatik ve  Sosyal Medya Kafe 'de köşe yazıyorum.
Sanatçı Kazım Şener'in basın danışmanıyım.
Şarkı sözü yazarı olarak MESAM üyesiyim. Şiir yazmak hobim. Bazı şiirlerim bestelendi ve okundu.
Basın kartı sahibi gazeteciyim, serbest haber yazıyorum.
Şuraya yazacağım bir şey daha olabilir bu yıl sonunda ......... bu boşluk burada kalsın:)






nese-nihal-oran






Bu kadar işe nasıl yetiştiğimi soranlar oluyor ve yeni öğreneler de soracak. İnsan işini severek yapıyorsa sıkılmaz yorulmaz. Laf aramızda bir de az uyuyorum :) Mesela şu an saat tam 04.10 ve yarın (yani bugün) çok dolu bir gün olacak, yoğun geçecek.

Elimden geldiğince bana verilen köşelerde yazılarımı yazmaya devam edeceğim. Bunun dışında blogumda da yapmayı planladığım çok şey var. Ürün deneyimlerim, yaptığım ve katıldığım etkinlikler, gündemle ilgili yazılarım da blogda olacak.
Allah ömür verirse iki kitap var yazmak istediğim. Birbirinden bağımsız iki konu hakkında. Artık ne zaman olur bilinmez:)
Yine sormak istedikleriniz varsa yanıtlarım ben.
Sevgiler:)

Devamını Oku

Köşe Yazarlığım Konusunda Bilgi





Merhaba Arkadaşlar;
Artık bir çoğunuz blog yazmak dışında hangi işlerle uğraştığımı biliyorsunuz. Yaptığım işlerin köşe yazarlığı kısmında bir gelişmeden bahsetmek için bu yazıyı hazırlamak istedim.

MagazinmatikÖzhaber GazetesiTrend Topic Medya ve Sosyal Medya Kafe'de yazılarım uzun süredir yayınlanmakta.

Bundan sonra ek olarak Onur Akay Medya ve Ulusal Magazin'de okuyucularım yazılarımı bulabilecekler.

Bilmeyenler, hangi alanlarda yazdığımı merak etmiş olabilirler. Bana ayrılan köşelerde magazin ve insan ilişkilerini, sosyal ilişkileri içeren yazılar yazmaya çalışıyorum. 

Yazdıklarımı itina ile takip edip övgü mailleri gönderen herkese ayrıca teşekkür ediyorum ve hepsine tek tek dönüş yapmaya çalışıyorum.  Olumlu olumsuz tüm eleştirilerinize her zaman açık olduğumu biliyorsununuz.

Bu haftanın yazısı, Can Tanrıyar'ın yazdığı Yakarım Canını isimli kitap hakkındaki fikirlerimle ilgili oldu. Tam burayı tıklayarak yazıma ulaşavbilirsiniz.

Sevgiler:)
Devamını Oku

Özgecan'ın Hesabını Kim Verecek?

ozgecan-katilleri

Nasıl da masum umut dolu bakıyor değil mi? Nereden bilsin yaşayacaklarını? Özgecan Aslan için için herkes bir şeyler yazdı. Herkesin içinde fırtınalar koptu çünkü. Ben de öğrendiğimden beri dağıldım tabiri caizse. 
Olayın neresine üzüleyim, neresine kahrolayım bilemedim ki. Duygularımı işte buradaki köşemde, Özhaber Gazetesi'nde yazdım. Okumak isterseniz mavi yazıyı tıklayın lütfen.
Yahu bir can gitmiş baharında. İyileştirmek için neler yapabiliriz onu düşünelim, devletçe milletçe derken; biri siyasi görüşüne alet eder diğeri reklamı için kullanır. Sizin ananız babanız evladınız yok mu? Evlat acısının her türlüsünü Allah kimseye göstermesin ama bir de böyle canice, aşağılık cinsel ihtirası için öldürülüp yakılan bir evlat var ortada kimin yüreği dayanır?
Biri çıkıyor twitterda şunu paylaşıyor:

Bu nedir? Bu şahsın beyni nasıl işliyor ben anlamadım! "Laik sistemin ahlaksızlaştırdığı sapıklar" derken ne anlatmak istiyor? Mini etek tek bir şekilde sorgulanır; "o eteği taşıyabiliyor mu yakışıyor mu" şeklinde! Onun dışında kimse kimsenin kıyafetinin ölçüsünü eleştiremez. Yukarıda verdiğim linkte de yazdığım gibi, el kadar erkek çocuklarına tecavüz edenler var bu ülkede onlar da etek mi giymiş? Göğüs dekoltesi mi vermiş?
Evet idam istiyorum bu hasta ruhlu insanlar için. Bana verseler sen infaz et deseler, onun canını almadan önce çektireceğim acıların hesabını yapmaya hayal gücü yetmez o itin.
Devlet, millet bir olup bu gibi yaratıklara ciddi cezalar vermeli. Bir kere olsun birlikte hareket edilsin, bir kere olsun sonuca ulaşılsın. 
Yasalarda değişiklik bu gibi sapık ruhlu insanların ilacı olacaktır!
Sevgiler


Devamını Oku
Blog Tasarım : Sosyal Medya Kafe
Hüzün Sarısı COPYRİGHT © 2014 TÜM HAKLARI SAKLIDIR.