Yine mi Ekran Zehirlenmesi?


21.12.2014 tarihinde magazinmatik.com'da yayınlanan yazım

Haftalardır bu finali mi beklemişiz biz diye soruyorum muhataplarına!
Bir süre önce yine burada, bu köşede yazmıştım Bu Tarz Benim isimli  yarışma programı hakkında. Ve eleştirmiştim bazı gözüme çarpan detayları.
İlgi çekici bir proje olsa da eksikti, hatalı ve yanlış seçimleri vardı. Yine de iyi bir final bekliyordum ancak ciddi bir hayal kırıklığı yaşadım.
Finalde birincinin belirlenmesi yüzde 50 jüri yüzde 50 sms oyları ile olacaktı değil mi? Onlar herkesin böyle olduğuna inanacağını düşünüp
ilginç bir kurgu hazırlamışlar.
Final programının son reklamına kadar olan bölümü bant yayın kalan 10-15 dakikalık bölüm ise canlı yayın. Bant olan bölümde herşey bildiğimiz gibi
Hande Yener konuk jüri (o da ayrı bir tartışma konusu, bu insanların profesyonellik anlayışları bilindik değerlerimizin üstünde!). Program devam ediyor
eğleniliyor, kostümler değişiliyor. Ekranda izlediğimiz jüri üyeleri, seyirciler, daha önce elenip oraya yorum yapmak için gelen eski yarışmacılar ve finale kalan
yarışmacılar. Ve tabi ki seyirciler. Program esnasında sms numarası verilip izleyiciden destekçisi oldukları yarışmacıya oy anonsu yapılıyor ara ara.
Final programının son bölümüne geçiyoruz, reklamlar bitiyor. Ekranda gördüklerimiz, Öykü Serter finale kalan yarışmacılar ve ikizlerin annesi.
Normal de bu gibi yarışmalarda sunucu açıklama yapmadan önce uzatır da uzatır konuyu.Araya vtr girilir eski günlerden bant yayını yapılır hem hatırlatma
hem heyecanı arttırma amacıyla. Hayır bu defa reklam bitiyor yayına giriliyor ve Öykü Serter iki defa saati söyleyip, canlı yayında olduklarını hatırlatıyor.
hemen ardından sonucu açıklıyor. Yine normal şartlarda o ikizlerin birinci olduklarını öğrendikleri anda havalara uçması lazım değil mi? Çok kötü oyuncular!
Beceremediler mutlu olmuş çok sevinmiş rolü yapmayı. Peki jüri neredeydi? Ya seyirciler, ya eski yarışmacılar? Reklama girmeden hepsi orada değil miydi?
O kızlar çok büyük ihtimal birinci olduklarını ilk öğrendiklerinde gidip jüriye sarıldı ağlaştı mutluluklarını paylaştı. Ama bu 15 dakikalık canlı yayında
yerlerinde bir kaç santim hareket ettiler. Her hafta sonu taçlarını Kemal Doğulu takardı, birinci olduklarına Öykü Serter taktı! Ayşenur'un umursamaz,
heyecansız tavrı da garip birşeyler olduğunu göstermiyor muydu zaten? Sanki her gün 100 bin lira kazanıyormuş gibi yalandan sevinmiş pozları vardı.
ikizlerin. Nasıl da kötü bir oyunun içince kötü bir oyuncu olarak sırıtıyordu hal ve hareketleri.
Bir gün önceki yayında jüri üyeleri veda konuşması yapıp yarışmacıları ağlatmıştı zaten izleyenler hatırlar. Jürinin veda görevi orada bitmişti. Önceden
hazırlanmış bu senaryoyu kim yazmışsa, yönetmeni kimse bilemiyorum çok başarısız bir iş çıkardılar.
Program bittiğinde, yarım saat içinde 16 tane mail ve mesaj aldım. Beni tanıyan tanımayan insanlar yazmıştı bu rezilliği "gördünüz mü?-izlediniz mi? diye. Hatta
biri programın canlı yayın diye anons edildiği sırada instagramda kahve içtiği mekanda paylaştığı fotoğrafını göndermiş Nur Yerlitaş'ın.
Çok başarılı bir iş çıkardığını zanneden ekip önemli bir detayı atlamıştı. İzleyici artık çok bilinçli. Bu oyunun gerçek olduğuna inananlar çok azdır. Onlar da
muhtemelen yarışmayı öylesine arada takip edenlerdir. Oysa ki bu yarışma ciddi izleyici kitlesine sahipti.
Bu kadar umursamaz ve dikkatsiz yaptıkları kurguyu bağladığım tek bir sonuç var. Son zamanlarda programın başka bir kanala ve başka bir yapımcıya satıldığı
konusunda yazılar okuyoruz duyuyoruz. 'Biz işimizi yaptık öyle veya böyle programı tamamlayalım bundan sonra program lekelenmiş, kirlenmiş bizim
derdimiz değil' diye mi düşündüler acaba diyorum. Çünkü bu kadar profesyonel bir ekibin bu kadar basit hataları yapması akıl alır gibi değil.
Yerel bir gazetenin web sitesin iki gün önce yarışma sonucu açıklanmış zaten. Muhtemelen yayına giden seyircilerden biri bilgiyi sızdırmış. Yani olaya neresinden
bakarsanız bakın çok kötü bir kurgu var karşımızda.
Camia içinden bir insan olarak kurgu yapılmasın demiyorum, senaryosuz olsun demiyorum ancak her şeyin bir oluru var. Renk katmak için, akıcı
olması adına hatta ticari kaygıyla hepsi yapılabilir ama akıllıca. Bu basit hatalar bana göre izleyiciye hakaret.
Yani 'siz bir şey bilmiyorsunuz, dünyadan haberiniz yok biz sizi her türlü kandırırız, bu programın tamamının canlı yayın olduğuna
inandırırız' şeklinde düşünüldüğü kanısındayım. Bilmem anlatabiliyor muyum?
Twitter ve instagram paylaşımlarına da baktım, bir çok sitede yazılıp çizilenleri de okudum. "O son bölümü evinizde çekseydiniz elektrik parasına yazık" diyen mi
arasınız, "bu yaptığınız düpedüz dolandırıcılık" diye yazan mı ararsınız? Bu final skandalı ciddi olarak yayılmış durumda. Tabi bizim okuduğumuz gibi bunları
program ekibi de okudu. Bu saatten sonra tutumları ne olur bilemiyorum bildiğim tek şey ve artık bilinmesi gereken tek şey izleyici onların bildiği, tahmin ettiği
gibi bilinçsiz ve vurdumduymaz değil!
Bir tv programı skandalını daha birlikte yaşadık gördük. #butarzbenim etiketi ile aratıp okuduğumuz tüm yorumlar umarım yeni yapımlar için birer örnek teşkil eder.
Ülkem insanın her konuda burada olduğu gibi "farkında" olarak yaşamasını, tepkisini göstermeyi bilmesini, söylediğinin arkasında durmasını diliyorum.
Sevgiler






0Yorum