Gün Evinizde Başlar Hüzün Sarısı'nda Devam Eder...

Satılık Şöhret

31 Ekim 2014 Magazinmatik.com'da yayınlanan yazım







Herşeyin para ile satın alınabileceğine defalarca şahit olduğumuz ortamlarda elbette şöhretin de satılıp alınabileceğini tahmin ediyoruz. Nasıl mı? Bugün biraz ondan bahsedeyim. Gözlemlerim, acı tatlı tecrübelerimle neler birikmiş bende acaba?
Yıllardır süregelen bir şöhret merakı var değil mi çoğu insanda? Kimi bunu sadece heves olarak yansıtıyor ve gerçekleri algılayınca bırakıyor, kimi hırs yapıp o şöhret uğruna ne çok şeyden ödün veriyor! Siyaset ve iş dünyasındaki şöhret merakını ele almıyorum burada o beni aşar. Ben şarkıcılık veya o adayın tabiri ile sanatçılık, oyunculuk gibi daha çok sahnelere ve görsel showa dayanan şöhret merakından bahsetmek istiyorum.
Müzikte iyi bir ses iyi bir kulak, iyi bir eğitim bu işe atılmak için olmazsa olmaz kurallardan. Alaylı olup sonradan eğitime hevesli insanlara da her zaman saygı duydum. Çalıştılar çabaladılar ve bir noktaya geldiler zamanında. Eskiden bu gibi işler için sadece iyi bir ses ve iyi bir şarkı yetiyordu ama şimdi öyle değil. Neden? Eğer siz iyiyseniz ve sizin kulvarınızda olan insan sayısı az ise şansınız çok yüksek. Ancak aynı kulvarda saymakla bitmeyecek kadar kalabalıksanız sesinizin iyi olması iyi bir eser yakalamış olmanız hiç bir işe yaramaz başka şeyler de gerekir! Eğer bayansanız, kurallarınız yoksa istediğiniz tek şey şöhretse, gözünüzü diktiğiniz hedefe kadar ucuz basit yerlerde sahne alırsınız. Sizin sesiniz oraya gelenlerin umurunda değildir. Görselliğiniz, dekoltenizdir onu ilgilendiren. Ama siz bu merdivenleri basamak basamak çıkmalıyım ve buna razıyım derseniz görmezden gelirsiniz. Bunlar ilk basamaklar tabi, devam edelim...
Özel tv ve radyo kanallarının çoğalmaya başlaması ile bu pazar daha da genişledi, farklı bir boyut almaya başladı. Şöhret olma merakındaki aday adaylarını başka bir engel bekliyordu. Öyle ya; ellerini kollarını sallayarak gidemezlerdi o kanallara, şöhret olmadıklarından davet eden de olmazdı. Bu tv ve radyo kanallarına çıkmak kendilerini tanıtmaları için önce albümleri sonra da ciddi bir bütçeleri olması gerekiyordu. Albüm yapmanın da (iyi bir albüm olursa) büyük paralarla olduğunu düşünürsek hiç parası olmayan bu solist ne yapacak? Sponsor bulması gerekiyor ona güvenecek, yaptığı işe güvenecek. Diyelim ki sponsoru buldu albümü yaptı, bu yetmiyor az önce belirttiğim kanallarla pazarlık başlıyor. Bir dönem birkaç müzik kanalı vardı hatırlarsınız. Buralarda klip yayını rakamları havalarda uçuşuyor, açık programlar tabir ettiğimiz talk show, kadın programları gibi gece veya gündüz kuşağındaki programlara çıkmak bedava değil orada da güzel rakamlar ödeniyor. Dillere destan bir tanıtım kokteyli yapılıyor. Bu yetmez derseniz o dönemin ünlü bir mankenini kiralıyosunuz sevgiliniz oluyor senaryo gereği ve aniden kameralara yakalanıyorsunuz. "Ünlü manken falanca, şarkıcı sevgilisi ile yakalandı!" Veya başka bir haber yapılıyor siz orada rolünüze çalışıyorsunuz "şarkıcı adayı falanca albümü satmayınca köprüye çıktı son anda kurtarıldı" tabi bu da bir maliyet. Bu da mı olmadı? Peki! Orta yaşlı bir kadın kiralıyorsunuz siz bir canlı yayındayken bağlanıyor telefona, 'bu şarkıcı benim oğlum/kızım' diyor. Şimdilik gündemdesiniz. Bir kaç program daha yayına bağlanıyor magazinciler kadının peşinde. Manşetler atılıyor "falanca'nın annesi olduğunu iddia eden kadını bulduk!" Kadın programlara davet ediliyor ağlıyor sızlıyor küçükken oğlunun/kızının kaçırıldığını anlatıyor şurasından tanıdım diyor, bir süre daha gündemdesiniz. En sonunda artık 'yok o değilmiş ben oğlumu/kızımı buldum' diyor. Konu kapanıyor ama o sırada siz isim olduğunuz bile bir sürü ekstra iş alıyorsunuz rakamınız yükseldi. Hafif bir düşüş olsa da korkmayın paranız var yazılır yine bir senaryo bu şekilde sürer gider ve siz hedefinize ulaşmış olursunuz.
Sponsorunuz var, paranız var işte şöhreti satın aldınız. Ödediğiniz bedeller sizde kalsın!
Sevgiler

Yazının sitedeki hali için tık tık




4 yorum:

  1. çokkk çokk guzel yazı yine. tebrik ederim. dün facebook da grupların birinde size cadılar bayramı yazınızla ilgili teşekkürümü bildirmişdim. artik siradaki yazınızı sabırsızca bekliyorum. bıir güzel yazıyla beni mutlu ettiğiniz için bir daha teşekkür ederim. siz de beni takip ederseniz mutlu olurum. mutlulukheryerde.blogspot.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel sözleriniz için çok teşekkür ederim. Blogunuza geldim bile.
      Sevgiler:)

      Sil
  2. yasli kadin olayini hic görmedim/duymadim ama sanirim fazla türkce kanallar izlemedigim icindir, ama dogruluk payi cok tabiiki, özellikle özel hayatlariyla reklam pesinde olmalari cok göze batiyor tabii. Ama yinede: Bir cok kisi örnegin Acunun showlari hakkinda atip tutuyorlar sonra ama o showlari izliyorlar. Bu ne perhiz bu ne lahana tursusu. Cogu insanlarin söyledikleri baska birsey yaptiklari bambaska birsey maalesef. Ayrica her seye razi gelmelerine ragmen bile basaramayanlarin sayisida oldukca büyük, kendinden nekadar ödün verirse versin illaki söhreti yakalayacak diye birsey yok, kötü yoldada rekabet cok :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Verdikleri ödünle bahsettigim maddi imkanları oluştururlarsa şöhret kaçınılmaz."aslında izlemem de, kanal degiştirirken rastladım" diye konuya girip programın tamamını anlatanları gördüğümden hemfikiriz diyorum:)

      Sil

Responsive Blogger Tema Tasarım : Sosyal Medya Kafe
Hüzün Sarısı COPYRİGHT © 2014 TÜM HAKLARI SAKLIDIR.