Gün Evinizde Başlar Hüzün Sarısı'nda Devam Eder...

Sosyal Medya Şövalyeleri

08.10.2014 magazinmatik.com'da yayınlanan yazım





Şövalyenin anlamını hepimiz biliriz ve çoğu zaman kullandığımız cümlenin başına, sonuna iliştirip değerlendiririz değil mi?
Peki ne oldu da bu yazıma ben bu ismi uygun gördüm?
Ülkemiz uzun zamandır zor günler yaşıyor, milletçe çok yıpranıyoruz. Zaman zaman içimizi facebook, twitter gibi sosyal ortamlarda duvarlara döküyoruz arkadaşlarımızla o yazı altında fikir alışverişi yapıyoruz. Veya bunun dışında anlık öfkemizi, sevincimizi yine aynı noktalara taşıyoruz. Bunu olması gerektiği gibi mi yapıyoruz? Asla!

Sempatizanı olduğumuz parti hakkında, onu görebilecek arkadaşlarımız olduğunu düşünmeden abuk yazılar yazıp paylaşıyoruz. O partiye ne kadar yakınız? Bu yazdıklarımız kime ne fayda sağlayacak? Onca insanla aramızın bozulduğuna değecek mi? Hiç düşünmeden yazıp çiziyoruz. Biz oraya yazınca, hakaret küfür edince tüm devlet problemleri çözülüyor herkes refah içinde yaşamaya başlıyor. Şövalye efendisi adına savaştı, onu korudu görev tamam uyuyabilir rahat rahat.

Bir örnekte yaşanan afetler, milletçe yaşadığımız yaslarla ilgili. Mesela Soma faciasındaki ilk bir iki gün çok farkında değildi sanki insanlar, sonradan coştu bir çoğu.  Profiller karartıldı, asla unutmayacağız sloganları herkesin duvarında. Çizmeleri ile sedyeye çıkmak istemeyen işçimizin bu haberi binlerce profilde paylaşıldı. Eğer arkadaş listesinde birisi şarkı türkü paylaştıysa, ona 'duyarsız, sen insan mısın?' şeklinde hakaretler bile eden oldu.O zaman da bir yazımda yazmıştım "kaç gün kararacak profiller" diye.Üç gün milli yas ilan edildi ve o üç günü nasıl beklediler bilmiyorum, yine profillerde en afilli makyajlı janti fotoğraflar çiçekler böcekler oluştu. Paylaşımlar birden değişti. Atarlı, giderli özlü sözler şarkılar türküler rengarenk profiller. Bu nasıl hızlı bir geçiş ben bilemedim. Birkaç gün ölen işçilerimiz için şövalyelik yaptılar orda da tamam görev.   .
İşte farklı bir örnek daha. Beyefendi veya hatun kişi sinirlenmiş birine, başlıyor yazmaya hedefi belirsiz yazısını "bana yanlış yapılmaz adamı şöyle yaparım böyle yaparım, mermiden hızlı mı koşuyorsun, ya ölürüm ya öldürürüm affetmem" gibi gibi. Profillerde tabancalı fotoğraflar herkes kabadayı, herkes Kurtlar Vadisi'nden fırlamış.Yahu kardeşim adama sorarlar bu sözler bu atarlar kime? Bu sözlerin muhatabı kim? Peki ya sen kimsin?! Bu şahısta egosunun şövalyesi, onun da görevi tamam.
Cumhuriyeti facebook duvar yazıları ile kurtardık, dinimizi attığımız twittlerle savunduk. Hepimizin görevleri tamam. Her gün yenilenen gündemle farklı kişi ve olayların şövalyeliğini yapmaya devam edeceğiz, tüm samimiyetsizliğimizle.
Sevgiler

Yazıyı siteden okumak isteyenler için TIK TIK





4 yorum:

  1. İnternet kullanımı başladığından beri maalesef bu sorunlarla içiçeyiz.çözümü yok gibi..

    YanıtlaSil
  2. Çok güzel bir yazı, içimin yağları eridi. Hele şu sempatizanı olunan partiyle ilgili yapılan abukluklar bi seferinde eşimin bi arkadaşıyla öyle bi noktaya geldi ki, öyle fanatikleştirdi ki tutumunu, arkadaşlıkları bozuldu. Aynı kişinin, kendi gibi düşünmeyen diğer arkadaşlarımızla da arası açıldı.
    Elinize sağlık, çok hoş dile getirmişsiniz. Sevgiler... :)

    YanıtlaSil

Responsive Blogger Tema Tasarım : Sosyal Medya Kafe
Hüzün Sarısı COPYRİGHT © 2014 TÜM HAKLARI SAKLIDIR.